ALİ CAN ZERAY

Vaatler Paris, yaşamlar Somali

ALİ CAN ZERAY

Hani yaşamdan beklenen olmadığında yani hayal kırıklığına uğrayıp kandırıldığımız da bunu en güzel anlatan söz vardır ya, ‘Hayaller Paris, yaşamlar Somali’ diye. Bu söz sanki biz Edirneliler için söylenmiş. Neden mi? Nedenini şöyle anlatayım..

Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan Akın, 31 Mart yerel seçim öncesi Edirneli seçmene vaatlerinden biri de ulaşımda yüzde 20 indirimdi. Seçimler bitti başkan Akın, koltuğa oturdu oturdu da verdiği sözleri de hemen unuttu. Bırakın ulaşımda yüzde 20 indirimi üzerine yüzde 37 zam yaptı. Bahane olarak da 65 yaş üstünü kendilerine yük olduğunu söyledi. Oysa Akın,  seçim öncesi 65 yaş üstü güvencemizde demişti.  Seçim bitti sonrasında akın Meclis toplantısında “ 65 yaş üstü gibi bir yük olmasaydı. Bunu karşılayabilirdik ama şuan karşılayamıyoruz.” dedi. Trakya’da pahalı ulaşım bizde.

Mazot indi, zam bindi..

Ya sahi mazota zam yapılmadı, ETUS araçları yenilemedi, seçimden sonra Euro, Dolar yükselmedi, sabit kaldı. Sen neyin zammını yapıyorsun hayırdır?. Gerçekten ben ve benim gibi kentte yaşayan vatandaş anlamadı. Hem araçlar eski, hem klima açmazsın hem de zam yaparsın. Sen 65 yaş üstünü bedavaya taşımıyorsun ki. Hepsinin parasını devlet ödüyor. Az buluyorsan taşıma ne diyeyim. Gerçi çekilseler yaya kalırız değil mi? Unuttum vallahi belediyenin kendisine ait yolcu taşıma minibüsü olmadığını. Ama bende haklıyım yahu nerden bileyim? Edirne’den başka ilerde otobüsü olmayan belediye yok ki. Bu yüzden olsa gerek..

Eline tencere alıp gezmekle olmuyormuş demek ki…

Vaat demişken başkanımız seçim öncesi eline tencere alıp, sözde pahalılıktan bahsederek vatandaşa tencere siyaseti yaptı. Eee ne tencere siyasetine hani pahalıydı, ne oldu sende zam yaptın. Demek ki ne yapacakmışız,  yapamayacağımız yemeğin tenceresini elimize almayacakmışız.

Altı kaval, üstü şişhane

Dünyadaki küresel ısınma gün geçtikçe etkisini güçlendiriyor. Etkilerinden birisi de kuraklık. Son yıllarda özellikle Edirne’de yer altı suları her geçen yıl daha da çekiliyor. Yüzeydeki suları hiç konuşmayalım. İşte nehirlerin debileri düştü, göletler kurudu. Biz bunları yaşarken maalesef su tasarrufu yapmayı bilemedik. Bilemiyoruz, yapamıyoruz. Su tasarrufunu bir türlü hayata geçiremedik. Belediye de bu anlamda çok hoyrat, işte bakıyorum patlak su hatları tamir edilmiyor, geçtiğimiz günlerde gece yarısı eve gidiyordum. Kavşaklarda yeşilliği sulayan fıskiyeler. Onlar ne ya? Pencere açık, arabamın içine su girdi. Ortalık göle dönmüş, denetleyen yok. İhbar ediyorsun, söylüyorsun, gelen giden yok. Esnaf ile konuştum, kapı duvar diyorlar. O cihazlar kafasına göre suluyor her tarafı. Otlardan başka her şeyi suluyorlar... Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Kayıp su diye o boşa akan suları bize fatura ediyorlar. Kullandığınız suyu ödeyin be kardeşim!

Yazarın Diğer Yazıları