'Vergi cezası dahi olmayan insanlarken bir anda terörist ilan edildik'

Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle ihraç edildiği öğretmenlik görevine yıllar sonra dönebilen Ayla Kar, üzerinden uzun yıllar geçse de yaşadığı bu sıkıntılı süreci hafızasından silemiyor. 

'Vergi cezası dahi olmayan insanlarken bir anda terörist ilan edildik'
TAKİP ET Google News ile Takip Et

İstanbul Bakırköy İmamhatip Lisesinde meslek dersleri öğretmeni olarak görev yaparken 28 Şubat sürecinde ihraç edilen Ayla Kar, çok sevdiği mesleğine ancak 6 yıl sonra dönebildi. 

Yaşadıklarını unutamayan ve kötü bir anı olarak saklayan 53 yaşındaki Kar, 8 yıl öğretmenlik yaptıktan sonra ihraç edilmesine giden süreci AA muhabirine anlattı. 

- "Başörtüsü mutfak perdesi değil ki açıp kapatasın"

Kar, 1992 yılında göreve başladığını, başörtülü çalışıyorken bir anda 28 Şubat süreciyle okullarda ve Türkiye'de kutuplaşmaların yaşandığını söyledi.

28 Şubat sürecine kadar okulda farklı görüşteki insanlarla hep birlikte arkadaş, kardeş gibi yaşadıklarını ifade eden Kar, "28 Şubat süreciyle inanan insanlara baskı başladı. Başörtülü görevime devam ederken kılık kıyafet bildirisi bize iletildi ve imzalattırıldı. Kılık kıyafet yönetmeliği kapsamında başımıza açmamız istendi. İnsan dini inancı ve dünyadaki kariyeri arasında böyle bir tercihte bırakılması da oldukça sıkıntılı bir durum. Başımızı açmamız olabilecek bir şey değildi. Başörtüsü mutfak perdesi değildi ki okula giderken açacaksın, okuldan çıkarken kapatacaksın, biz bunu yapamadık." ifadelerini kullandı. 

Üniversite hayatında da başörtüsü nedeniyle büyük sıkıntılar yaşadığını anlatan Kar, şöyle devam etti:

"Öğretmenken de sürgünlerden sonra memurin muhakematı (Memurların, memuriyet görevlerinden doğan ya da memuriyet görevlerinin yerine getirilmesi sırasında işledikleri suçlarından dolayı yargılanmaları) ile yargılandım. O zamana kadar karakolun içini bile görmemiş, vergi cezası dahi olmayan insanlarken bir anda terörist ilan edildik. Memuriyetten men edildiniz, çevrenize bunu anlatamıyorsunuz. Bu durumu açıklarken zorlanıyorsunuz. Sanık olarak mahkemeye çağırıldım. Mahkemede sanık sıfatıyla ifade vermek çok ağırıma gitti." 

- "Hiçbir insan sırf inancından dolayı bu duygularla karşılaşmamalı"

Kar, açığa alındıktan sonra Ankara'ya akraba ziyaretine gittiğinde çocuklarıyla Anıtkabir'i ziyaret etmek istediğini anlatarak, "Oraya gittiğimizde kapıda askerler vardı ve bende öyle bir korku vardı ki ya askerler bana başörtülü olduğum için 'Buraya giremezsin' derlerse çocuklarımın yanında ne yapmalıyım, bu durumu onlara nasıl anlatmalıyım diye düşündüm. O gün hissettiğim şeyleri hiç unutmuyorum. Hiçbir insana bu duygular hissettirilmemeli. Hiçbir insan sırf inancından dolayı bu duygularla karşılaşmamalı, insanlara bu duygular yaşatılmamalı." ifadelerini kullandı.

Kar, 6 yılın sonunda devlet memurları sicil affıyla görevine geri döndüğünü dile getirdi. 

Görevine dönerken kendilerine geriye dönük hiçbir hak talep etmeyeceklerine dair belge imzalattırıldığını vurgulayan Kar, şöyle dedi:

"Bugün 28 Şubat'ın mağduriyetini yaşamış olanların geçmişe dönük mağduriyetlerinin devam etmesi bizi üzüyor. Yıllarca çocuklarıma devlet memurluğundan atılıp sonra afla geri dönme sebebimi anlatmak durumunda kaldım. Benim gibi durumda olan arkadaşlar affedilmek istemiyor. Çünkü suçlu olanlar affedilir. Biz bir suç işlemedik. Suç işlemediğimize göre affedilecek bir durumumuz da yok. Ben torunlarıma affedilerek geri döndüğümü anlatmak istemiyorum. Ben ve benim durumumdaki arkadaşlar madem 28 Şubat bir darbeydi ve inanan insanlar inancı gereği takmak zorunda olduğu başörtüyle sınandılar, mağduriyetlerinin giderilmesi ve itibarlarının verilmesi gerektiğini düşünüyorum."

 

AA