'Saat değişimleri ve aydınlık karanlık değişimleri uyku düzenini bozabilir'

Kış aylarının gelmesiyle birlikte günlük güneşlenme süresi yaklaşık altı buçuk saate kadar düşüyor. Bu nedenle bazı bireylerde uyku bozukluğu meydana geliyor. Vatandaşların sabahın erken saatlerinde karanlıkta ev çıktığını ve eve yine karanlıkta eve döndüklerini belirten Prof. Dr. Levent Öztürk, bu durumun uyku düzeni bozukluğuna yol açabileceğini aktardı.

'Saat değişimleri ve aydınlık karanlık değişimleri uyku düzenini bozabilir'

Edirne’de kış aylarının gelmesiyle birlikte günlük güneşlenme süresi yaklaşık 6 buçuk saat olarak ölçülüyor. Dolayısıyla insanların gün ışığına bağlı olarak uyku düzenleri de değişiyor. Özellikle mevsim geçişlerinde yaşanan uyku problemleri bu sorunların başında geliyor. Kış aylarına geçişlerde düşen günlük güneşlenme süresi bazı vatandaşların uyku problemi yaşamasına neden oluyor.

Edirne’de sabah saatlerinde işe gidenlerin karanlıkta evden çıktıklarını söyleyen Prof. Dr. Levent Öztürk, “Sabahın erken saatlerinde karanlıkta işe giden bireyler eve geldiklerinde de aynı şekilde hava kararmış oluyor. Bir bunalım hali özellikle depresif insanlarda daha fazla oluyor. Bunun uyku düzeni bozukluğuna yol açması muhtemeldir. Çünkü biz insanlar olarak kendi uyku uyanıklık döngümüzü dünyanın gece gündüz döngüsüne uyarlanmış hale getirerek hayatımızı sürdürüyoruz. Her ne kadar modern yaşam elektriğin icadıyla gündüzlerimizi suni olarak uzatmış olsa da bu böyle devam ediyor. Saat değişimleri ve aydınlık karanlık değişimleri uyku düzenini bozabilir. Bundan en az etkilenmek için benim tavsiyem uyku hijyeni dediğimiz kuralların izlenmesi bunların öğrenilmesi, uyku okuryazarlığını arttırmamız lazım.” Şeklinde konuştu.

Yatış ve kalkış saatlerini sabitlemek için akşamları çok değişken saatlerde yatılmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, mümkünse aynı saatlerde yatağa girilmesi gerektiği yönünde tavsiyelerde bulundu.

Bireylerin sabah uyandığında beyin bölümünün biyolojik saatte sıfırlama ayarı yaptığını dile getiren Prof. Dr. Öztürk, göz içerisine giren parlak ışığın bu durumu tetiklediğini ifade etti.

Beyindeki sıfır ayarının güçlü bir şekilde yapılması gerektiğini belirten Özürk, bunun için yataktan kalkıldığında mutlaka lambaların yakılması gerektiğini aktardı.

Gözden içeri on dakika boyunca aydınlık ışığın girmesini sağlamak gerektiğine değinen Öztürk, banyolardaki ışıkların genellikle daha parlak olduğu için en uygun kullanımın orada gerçekleşeceğini kaydetti.

Doğukan Vurgun