Yüksek gerilimde kritik eğitim

Doç. Dr. C. Çağdaş Uydur, Türkiye'nin önde gelen elektroteknik kuruluşlarından EAE bünyesinde faaliyet gösteren yüksek gerilim laboratuarı personeline yönelik teknik bir eğitim programı gerçekleştirdi. Eğitimde, yüksek gerilim sistemlerinde yalıtım performansı ve işletme güvenliği açısından kritik öneme sahip olan 'Kısmi Boşalma (Partial Discharge – PD) Ölçüm Teknikleri' hem teorik altyapısıyla hem de uygulamalı örneklerle detaylı şekilde ele alındı.

Yüksek gerilimde kritik eğitim
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Program kapsamında, yalıtkan malzemeler içerisinde oluşan ve zamanla ekipman arızalarına zemin hazırlayan yerel elektriksel boşalmaların fiziksel temelleri katılımcılara aktarıldı. Doç. Dr. Uydur, bu boşalmaların erken tespit edilmemesi durumunda yalıtım çökmesine kadar ilerleyebileceğini belirterek ölçüm ve analiz süreçlerinin önemine dikkat çekti. Eğitimde özellikle üç ana kısmi boşalma türü üzerinde duruldu. Katı ya da sıvı yalıtkanların içerisindeki gaz boşluklarından kaynaklanan ve malzeme bütünlüğünü zayıflatan iç boşalmalar; iletkenlerin sivri noktalarında meydana gelen ve genellikle “yağmur” veya “kar” benzeri sinyal karakteristiği gösteren korona boşalmaları; nem, kir veya yüzey kusurları nedeniyle ortaya çıkan ve yüzey atlamasına yol açabilen yüzey boşalmaları ayrıntılı biçimde değerlendirildi.

Eğitimde ayrıca, International Electrotechnical Commission tarafından yayımlanan ve kısmi boşalma ölçümlerine ilişkin temel referans dokümanlardan biri olan IEC 60270 standardı çerçevesinde kullanılan ölçüm prensipleri tanıtıldı. Katılımcılara, standarda uygun test düzenekleri ve kalibrasyon yöntemleri hakkında teknik bilgiler verildi. Bununla birlikte, OMICRON’un MPD serisi ölçüm cihazlarıyla gerçekleştirilen analiz süreçleri uygulamalı olarak aktarıldı ve ölçüm sonuçlarının değerlendirilmesi örnek vakalar üzerinden gösterildi.

Programın dikkat çeken başlıklarından biri de Faz Çözünümlü Kısmi Boşalma (PRPD) analizleri oldu. PRPD desenlerinin adeta bir “parmak izi” gibi değerlendirilerek arızanın kaynağını belirlemede nasıl kullanıldığı katılımcılarla paylaşıldı. Farklı boşalma türlerinin faz dağılımı ve genlik özellikleri üzerinden nasıl ayrıştırıldığı uygulamalı örneklerle anlatıldı.

Doç. Dr. Uydur, kısmi boşalmaların yalıtım sistemlerinin ömrünü belirleyen en temel parametrelerden biri olduğunun altını çizerek, düzenli ve doğru yöntemlerle yapılan ölçümlerin arıza riskini minimize ettiğini ve enerji verimliliğine doğrudan katkı sağladığını ifade etti. Gerçekleştirilen bu teknik eğitimle birlikte yüksek gerilim laboratuvarı çalışanlarının analiz kabiliyetinin güçlendirilmesi ve sektördeki güvenlik standartlarının daha da yukarı taşınması hedefleniyor.

Dilek Şahin