Yatırımlar işe yaradı
ALİ CAN ZERAY
Son günlerde Bulgaristan’ın baraj kapaklarını açmasıyla birlikte Edirne’den geçen nehirlerin su seviyesi yeniden yükseldi. İki gün içinde akan suyun debisi üç katına çıktı ve Meriç Nehri’nde debi bin 300 seviyelerine kadar ulaştı. Bu rakamları Edirne’de yaşayan herkes az çok bilir. Çünkü geçmişte bu seviyeler, taşkın demekti.
Eskiden Meriç kabardığında Karaağaç Mahallesi için endişe başlardı. Nehir yatağından çıkar, evler su altında kalırdı. O günleri yaşayanlar iyi hatırlar; taşkın zamanlarında Karaağaç tarafına ancak askeri araçlarla geçilebilirdi. Bu şehir, suyun ne demek olduğunu yaşayarak öğrendi.
Ama bugün tablo aynı değil. Aynı Meriç, aynı debi…
Fakat bu kez büyük bir taşkın yaşanmadı.
2015 yılında yapımına başlanan Kanal Edirne, nehrin yükünü alan bir baypas gibi çalışıyor. Yükselen su kontrollü şekilde yönlendiriliyor, şehir korunuyor. Bununla birlikte nehir yatağında yapılan temizlik çalışmaları da taşkın riskini ciddi şekilde azalttı. Bugün Edirne’nin rahat olmasının temel sebebi budur.
Bu çalışmaların hayata geçmesinde dönemin Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun Edirne için gösterdiği çabanın payı büyüktür. O dönemde atılan adımlar, bugün meyvesini veriyor.
Sadece şehir merkezi değil, tarım da düşünülmüş durumda. Meriç’ten gelen su artık boşa akmıyor. Yükselen sular Çakmakköy Barajı’nda depolanıyor. Çalışmalarda sona gelinen bu baraj, özellikle yaz aylarında büyük önem taşıyor.
Yine aynı şekilde yatırım programına alınan Çömlekköy Barajı da su tutmaya başladığında, kurak geçen yaz mevsimlerinde üretici için önemli bir güvence olacak. Tarlalar susuz kalmayacak, hasatta verim kaybı yaşanmayacak. Bu da doğrudan Edirne çiftçisine nefes aldıracak.
Bazen yapılan işler günlük hayatın içinde fark edilmez. Ta ki su yükselip de “eskiden olsa şimdi ne olurdu” diye düşünene kadar…
İşte bu yatırımlar tam da o anlarda değerini gösteriyor.
O yüzden yapılanları yazmak gerekir.
Çünkü söz uçar, yazı kalır.
Edirne’de artık “su akar, Türk bakar” demek doğru değil.
Bugün Edirne için söylenmesi gereken cümle çok daha net:
Su akıyor, barajlar doluyor.
Şehir korunuyor, üretici kazanıyor.
Bu da Edirne adına küçümsenecek bir kazanım değil.