Uzmanından uyarı: 'Ramazan'da kahve tüketimini gözden geçirmelisiniz'
11 ayın sultanı Ramazan'a sayılı günler kala hazırlıklar başladı. Ramazan'da sağlıklı ve dengeli beslenme konusu büyük önem taşıyor. Uzmanlar, vücudun Ramazan'a hazırlanması noktasında uyarılarda bulunuyor. Ramazanda sağlıklı beslenmenin önemine değinen Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, 'Orucun ilk günleri baş ağrısı, halsizlik, sinirlilik, mide şikâyetleri,.. gibi sorunlarla karşılaşmamak için kahve tüketim alışkanlığınızı ve beslenme düzeninizi gözden geçirmelisiniz' diyerek uyarılarda bulundu.
Sağlığı korumak ve kilo kontrolünü sağlamak için doğru beslenme büyük önem taşıyor. Her zaman olduğu gibi Ramazan'da da doğru beslenmeye dikkat etmek sağlığı olumlu yönde etkiliyor.
Ramazan orucunun, bedeni zorlamak için değil; onu dengeye davet etmek için olduğunu söyleyen Uzman Diyetisyen Selin Başkurt, "Ramazan’a sadece ruhen değil bedenen de hazırlanmak, orucu daha rahat ve dengeli geçirmeyi sağlar. Orucun ilk günleri baş ağrısı, halsizlik, sinirlilik, mide şikâyetleri,.. gibi sorunlarla karşılaşmamak için kahve tüketim alışkanlığınızı ve beslenme düzeninizi gözden geçirmelisiniz. Kahveyi azaltarak sinir sistemini, beslenmeyi hafifleterek sindirim sistemini rahatlatmak; dengenin en kolay yoludur" dedi.
"İlk günlerde kahvesizlik baş ağrısı yapabilir"
Alışkanlıkları bir anda bırakmanın zorlayıcı ve kahve içmemenin vücut için yoksunluk belirtisi olduğunu aktaran Uzman Diyetisyen Başkurt, "Bu sebeple ilk günlerde halsizlik ve baş ağrısının nedenlerinden biri de kahve içmemektir. Bir anda değil de, ramazan öncesinde günlük kahve miktarı yavaş yavaş azaltılmalı ve öğleden sonra kahve içmemeye özen gösterilmelidir. Bu süreçte su tüketimini artırmak ve kahve yerine bitki çaylarını koymak, vücudu ciddi anlamda rahatlatır. Böylece Ramazan’ın ilk günleri “kahvesizliğin şoku” ile değil, daha yumuşak geçer" ifadelerine yer verdi.
Kahveyle birlikte beslenme düzeninin de Ramazan öncesinde hazır olması gerektiğini vurgulayan Uzman Diyetisyen Başkurt, Sık sık atıştırılan şekerli gıdalar, ağır akşam yemekleri ve düzensiz öğünlerin; oruçta hızlı acıkmanın, susamanın ve halsizliğin nedenlerinden olduğunu dile getirdi.
Hazırlık döneminde yapılabilecek küçük ama etkili dokunuşlara değinen Uzman Diyetisyen Başkurt, "Oruç tutmadan önce, sağlık durumunu kontrol etmek ve doktorla görüşmek önemlidir. Uykuyu düzenlemek, vücutta enerji depolarını korumak ve oruç tutmaya alışmak için önemlidir. Öğün saatlerini yavaş yavaş değiştirerek, akşam ve öğle yemeği arasında daha uzun bir süre bırakarak sahur ve iftar düzenine yaklaştırılmalıdır. Rafine şeker ve beyaz unlu ürünleri azaltıp, Protein ve lif oranı yüksek sebze ve meyvelere beslenmede daha fazla yer verilmelidir. Bu şekilde açlık krizleri önlenmiş olur ve daha uzun süre tokluk sağlanır. Tuzlu ve aşırı yağlı yemekleri sınırlandırılmalıdır. Böylece mide rahatsızlıkları, hazım problemleri önlenir" şeklinde açıklamalarda bulundu.
Vücutta su kaybını önlemek için bol su içmeye özen gösterilmesinin önemine değinen Uzman Diyetisyen Başkurt, gün içinde sık sık ve küçük miktarlarda su içilerek vücudun Ramazan'a hazırlanması gerektiğinin altını çizdi.