Uzmanından 35 yaş üstüne kritik uyarı
Günlük hayatın telaşı içinde birçok vatandaş kalbinin sesini duymuyor. Oysa caddede yürürken, nehir kenarında çay içerken ya da halı saha maçında ter dökerken, hayat bir anda pamuk ipliğine bağlı hâle gelebiliyor. Ani kalp ölümlerinde erken müdahalenin önemine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Okyay, risk grubundakilerin kontrolleri aksatmaması gerektiğini söyledi.
Toplumda “kime olacağı belli olmaz” düşüncesi hâkim olsa da, uzmanlara göre risk grubu aslında oldukça net. Ailesinde kalp hastalığı bulunanlar, uzun yıllardır sigara içenler, kolesterolü ve tansiyonu yüksek olup tedavisini ihmal edenler ciddi tehlike altında. Özellikle 35 yaş üstündeki ani ölümlerin büyük çoğunluğu, kalbi besleyen damarların tıkanmasıyla ortaya çıkan koroner arter hastalıklarından kaynaklanıyor. Uzmanlar, asıl sorunun “bana bir şey olmaz” düşüncesiyle kontrollerin ertelenmesi olduğunun altını çiziyor. Ani kalp durması olarak bilinen kardiyak arrest gerçeğine dikkat çeken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Okyay, özellikle risk grubundaki vatandaşları hayati bir önem taşıyan bu konuyu hafife almamaları yönünde uyardı.
Ani kardiyak ölümün, çoğu zaman beklenmedik bir anda ortaya çıktığına dikkat çeken Op. Dr. Okyay, Kişide bayılma, göğüs ağrısı ya da ani bir rahatsızlık hissi başladığını ve bu şikâyetin ardından ilk bir saat içinde ölümle sonuçlanabildiğini söyledi. Bu tablonun sanılandan çok daha yaygın olduğunu belirten Op. Dr. Okyay, ani kardiyak ölümlerin, en sık görülen 4 kanser türüne bağlı ölümlerin toplamından bile daha fazla olduğunun altını çizdi.
"Göğüs ağrısı hiç yaşanmayabiliyor"
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu riskleri önceden tespit etmenin artık mümkün olduğuna değinen Op. Dr. Okyay, "Eskiden “kader” denilen birçok durum, günümüzde basit ama etkili testlerle erken dönemde tespit edilebiliyor. EKG, efor testi ve ekokardiyografi gibi yöntemlerle kalbin detaylı bir haritası çıkarılabiliyor. Yapay zekâ destekli analizler sayesinde, kalp damarlarındaki sessiz tehlikeler kriz yaşanmadan fark edilebiliyor. Kalp krizi denince çoğu kişinin aklına aniden göğsünü tutup yere yığılan bir insan geliyor. Ancak bu tablo her zaman böyle olmuyor. “Gizli kalp krizi” olarak adlandırılan durumlarda, göğüs ağrısı hiç yaşanmayabiliyor. Sırta vuran şiddetli ağrı, ani soğuk terleme, mide bulantısı ya da karın ağrısı gibi belirtiler kalp krizinin habercisi olabiliyor. Özellikle kadınlarda ve şeker hastalarında bu risk daha da yüksek. Şeker hastalarında sinir uçları zarar gördüğü için, klasik göğüs ağrısı hissedilmeyebiliyor ve kişi durumu basit bir mide rahatsızlığı sanabiliyor. Oysa bu belirtiler, kalbin son uyarıları olabiliyor" ifadelerine yer verdi.
"Acil durumlarda yapılan yanlışlar hayati sonuçlar doğurabiliyor"
Acil durumlarda yapılan yanlışların hayati sonuçlar doğurabildiğine dikkat çeken Op. Dr. Okyay, "Sosyal medyada sıkça paylaşılan “öksürtün, damar açılır” gibi bilgiler tamamen yanlış. Bilinci kapalı bir kişiye su içirmek, yüzünü yıkamak ya da zaman kaybettiren müdahalelerde bulunmak durumu daha da ağırlaştırıyor. Böyle bir durumda yapılması gereken tek şey, derhal 112 Acil’i aramak. Uzmanların sıkça vurguladığı gibi, kalp krizinde “zaman kas demektir”. Kaybedilen her saat, ölüm riskini yüzde 20’den fazla artırıyor" şeklinde açıklamada bulundu.
"35 yaşını geçmiş herkes düzenli kontrolden geçmeli"
Özellikle spor yaparken kendini güvende hisseden orta yaş grubuna da önemli uyarılarda bulunan Op. Dr. Okyay, Halı saha maçları öncesi yaşanan ani ölümlerin tesadüf olmadığını belirtti. 35 yaşını geçen herkesin düzenli olarak kalp kontrolünden geçmesi gerektiğini ifade eden Op. Dr. Okyay, Kontrolsüz sporun, farkında olunmayan bir kalp rahatsızlığıyla birleştiğinde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurabildiğine dikkat çekti.
Teknoloji, imkân ve uzman hekimler sayesinde Kalp sağlığını korumanın mümkün olduğunu aktaran Op. Dr. Okyay, Önemli olanın, o kritik “bir saatlik” sürenin ambulans yolunda değil, sevdiklerle birlikte sağlıklı bir yaşam içinde geçirilmesi olduğunu söyledi.
Erken tanı ve düzenli kontrollerle ani kalp ölümlerinin büyük ölçüde önlenebileceğini vurgulayan Op. Dr. Okyay, kalp sağlığının ihmal edilmemesi konusunda çağrıda bulundu.