Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor

Edirne'de yaşayan ve hayatı boyunca sanatın hemen her dalına dokunmuş olan 76 yaşındaki Emine Çağlayan'ın öncülüğünde hayata geçirilen 'İlkyaz Bez Bebekleri Projesi' kentteki kadınlar için hem bir umut kaynağı hem de güçlü bir dayanışma örneği oldu.

Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor
TAKİP ET Google News ile Takip Et

Geri dönüşüm bilinciyle şekillenen ve geleneksel motifleri günümüze taşıyan proje, kadınların hem üretmesine hem de geçmişle bağ kurmasınakatkı sağlıyor.Geri dönüşüm malzemelerini kullanarak birbirinden renkli bez bebekler hazırlayan kadınlar, çocukluk hatıralarını canlandırarak geleneği de gün yüzüne çıkarıyor.

Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor

Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi Kültür Sanat Çalışma Grubu bünyesinde yer alan kadınlar proje kapsamında, haftanın belirli günlerinde bir araya gelerek evlerinde atıl durumda bulunan kumaş parçalarını, kullanılmayan eşyaları ve artık malzemeleri değerlendirerek bez bebekler üretiyor. Ortaya çıkan her bir bebek, yalnızca bir el emeği ürünü değil; aynı zamanda geçmişten bugüne taşınan anıların, kültürel mirasın ve kadın emeğinin somut bir yansıması olarak dikkat çekiyor.

“Birlikte üretiyor, birlikte güçleniyoruz” sloganıyla yürütülen İlkyaz Bez Bebeği Projesi, kadınların hem sosyalleşmesine hem de üretim yoluyla kendilerini daha güçlü hissetmelerine katkı sunuyor. Çalışmalar sırasında kadınlar bir yandan keyifli sohbetler ederken, bir yandan da çocukluk yıllarına dair anılarını yad ediyor; bez bebekler aracılığıyla geçmişin sıcaklığını bugünün dayanışmasıyla buluşturuyor.

Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor

"Çocukluğumdan beri el sanatlarına ilgi duyuyorum"

Projenin mimarı olan 76 yaşındaki Emine Çağlayan, el sanatlarına olan ilgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek, üretmenin kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu dile getirdi. 

Çocukluğundan beri el sanatlarına büyük bir merakı olduğunu belirten Çağlayan,"Gördüğüm her objeyi yapmaya çalışırım. Bez bebekler de bir anda aklıma geldi. ‘Böyle bir şey yapabilirim’ dedim ve başladım. Yaptıkça daha da hoşuma gitti. Elimde yıllardır biriktirdiğim kumaş parçaları vardı, onları değerlendirmek istedim. İlk yaptığım bebeği pembe giydirince ‘İlkyaz’ ismi aklıma geldi. Projemizin adı da böylece doğdu” ifadelerini kullandı.

Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor

"Eskiyi canlandırıyoruz"

Bez bebeklerin tamamının geri dönüşüm ürünlerinden yapıldığını vurgulayan Çağlayan, daha önce dikiş diktiği kumaşlardan kalan parçaları değerlendirdiğini, çocukluğunda ise tahta, hamur ve çamurdan kendi oyuncaklarını yaptığını anlattı. 

Eskiden de hayvan figürleri çalıştığını aktaran Çağlayan,"Elimde malzeme olduğu için bunları değerlendirmek istedim. Arkadaşlarımla paylaşmak, birlikte üretmek beni çok mutlu ediyor. Hep birlikte bu projeyi büyüteceğiz inşallah. Eskiyi canlandırıyoruz” dedi.

"Çocukluk hatıralarım gözümde canlandı"

Projeye katılan 46 yaşındaki ev hanımı Gül Şengül ise İlkyaz Projesi’nin kendisi için yalnızca bir el işi çalışması olmadığını, aynı zamanda duygusal bir yolculuk anlamına geldiğini ifade etti. 

Projeyi büyük bir keyifle sürdürdüklerini belirten Şengül,"İlk bez bebekleri gördüğümde çocukluğuma döndüm. Benim çocukluğumda da bana böyle bebekler yapılırdı. Yapmaya başladıkça el sanatlarının ne kadar değerli olduğunu bir kez daha anladım. Küçük kumaş parçaları, kullanmadığımız eşyalar bizim için artık birer sanat objesine dönüşüyor” diye konuştu.

Ev hanımı olmanın getirdiği sorumluluklar arasında bu tür üretimlerin kendilerine moral ve motivasyon sağladığını belirten Şengül, “Hem ruhen dinleniyoruz hem de sohbet ederek zamanımızı verimli değerlendiriyoruz. Şu an birlikte üretiyoruz ama ileride bu ürünlerin satışının yapılması hem bütçemize katkı sağlayacak hem de kendimize olan güvenimizi artıracak. Bu proje bize her anlamda güç veriyor” dedi.

Bez bebek projesiyle hem hatıralar, hem de gelenek canlanıyor

"Gelecek nesillere kültürel değeri olan güzel eserler bırakmak istiyoruz"

Kültür ve Turizm Bakanlığı Edirnekari sanatçısı ve El Sanatları Öğretmeni Sevilay Güler de projede aktif olarak yer aldıklarını ve bez bebeklerin son aşamasına geldiklerini belirtti. 

Bu projede çeşitli materyalleri değerlendirdiklerini söyleyen Güler,"Kadife kumaşlar üzerine sim sırmalarla yelekler hazırladık. Birçok bebeğimiz bitme aşamasında. Önümüzdeki süreçte yüzlerini yapıp, kıyafetlerini giydirerek son dokunuşları hep birlikte tamamlayacağız. Geçmişi yad ederken, birlikte üretmenin mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

Amaçlarının yalnızca bugünü değil geleceği de düşünerek üretmek olduğunu vurgulayan Güler,“Elimizdeki kullanmadığımız ürünleri değerlendiriyoruz ve gelecek nesillere kültürel değeri olan güzel eserler bırakmak istiyoruz. Bu proje hem bir öğrenme süreci hem de bir paylaşım alanı” şeklinde konuştu.

Edirne’de kadın emeğini, kültürel mirası ve geri dönüşüm bilincini bir araya getiren İlkyaz Bez Bebek Projesi, kentteki kadınlar için yalnızca bir sanat çalışması değil, aynı zamanda dayanışmanın, üretmenin ve birlikte güçlenmenin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor. Projede yer alan kadınlar, ilerleyen süreçte ortaya çıkardıkları ürünlerin satışını yaparak ev ekonomilerine de katkı sağlamayı hedefliyorlar.