Telefonlar gerçekten dinliyor mu? Uzmandan dikkat çeken değerlendirme

Adli Bilişim Uzmanı Hakan Mursaloğlu, Google'ın sesli asistan teknolojilerinin kullanıcıları izinsiz dinlediği ve elde edilen verilerin reklam amaçlı kullanıldığı yönündeki iddialara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mursaloğlu, akıllı telefonların yapılan konuşmalara paralel reklamlar göstermesinin toplumda uzun süredir tartışma konusu olduğunu ve bu durumun teknik açıdan ele alınması gerektiğini söyledi.

TAKİP ET

Söz konusu iddiaların ABD'de açılan toplu dava ile yargıya taşındığını hatırlatan Mursaloğlu, Kaliforniya'da görülen davada bazı kullanıcıların, cihazların 'Hey Google' komutu verilmeden de ses kaydı aldığını ileri sürdüğünü belirtti. Google'ın ise savunmasında, kayıt işlemlerinin yalnızca aktivasyon komutu sonrası gerçekleştiğini ifade ettiğini aktardı.

Dava sürecinde tarafların uzlaşma yoluna gittiğini belirten Mursaloğlu, Google'ın yaklaşık 68 milyon dolarlık bir fon ayırmasının beklendiğini dile getirdi. Bu gelişmenin, iddiaların ciddiyetini ortaya koyduğunu vurgulayan Mursaloğlu, şirketlerin kimi zaman uzun sürecek hukuki süreçlerden kaçınmak için uzlaşmayı tercih edebildiğine dikkat çekti.

Toplumda sıkça dile getirilen 'Konuştuğumuz ürünler kısa süre sonra reklam olarak karşımıza çıkıyor' iddiasına da değinen Mursaloğlu, bu durumun kullanıcılar arasında ciddi bir güvensizlik yarattığını ifade etti. Birçok kişinin telefonla ya da yüz yüze yaptığı konuşmaların ardından benzer reklamlarla karşılaştığını söylediğini aktaran Mursaloğlu, bunun cihazların dinleme yapıp yapmadığı sorusunu gündeme getirdiğini belirtti.

Sesli asistanların çalışma mantığını da açıklayan Mursaloğlu, normal koşullarda kayıt işleminin yalnızca tetikleyici kelimenin algılanmasıyla başladığını ifade etti. Ancak bazı durumlarda yanlış tetiklenmelerin yaşanabildiğini ve benzer seslerin komut olarak algılanarak kısa süreli kayıtların oluşabildiğini söyledi.

Hedefli reklamların yalnızca ses verilerine dayanmadığını vurgulayan Mursaloğlu; arama geçmişi, konum bilgileri, uygulama kullanımı ve sosyal medya etkileşimlerinin de reklam algoritmalarında önemli rol oynadığını kaydetti. Buna rağmen ses verilerinin de potansiyel bir risk unsuru oluşturduğunu dile getirdi.

Şu ana kadar teknoloji şirketlerinin kullanıcıları sürekli ve bilinçli şekilde dinlediğini ortaya koyan kesin bir kanıt bulunmadığını belirten Mursaloğlu, ancak açılan davalar ve yapılan uzlaşmaların konunun ciddiyetle ele alınması gerektiğini gösterdiğini ifade etti.

Hukuki açıdan izinsiz ses kaydı ve veri paylaşımının ağır yaptırımlara yol açabileceğini vurgulayan Mursaloğlu, kişisel verilerin korunmasının anayasal bir hak olduğunu hatırlattı. Teknoloji şirketlerinin bu alanda daha şeffaf davranması gerektiğini söyledi.

Kullanıcılara da uyarılarda bulunan Mursaloğlu, mikrofon izinlerinin düzenli olarak kontrol edilmesini, ses kayıt geçmişlerinin silinmesini ve kullanılmayan uygulamaların yetkilerinin kapatılmasını önerdi. Dijital dünyada kolaylık kadar gizliliğin de korunmasının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.

İPEK ESMA ÇEŞME

Bakmadan Geçme