47 yıllık emekle doğan bir ses: Edirne'de 'Tar Kemane'
Edirne'de tarihi Ali Paşa Çarşısı'nda 47 yıldır 'Sarı Mustafa' lakabıyla bilinen babası Mustafa Denizere'den kalan enstrüman yapım ve satım işini büyük bir aşkla sürdüren Gazanfer Denizere'nin, kendi tasarımı olan 'Tar Kemane' gelen herkesin ilgisini çekiyor.
Edirne’de Tarihi Ali Paşa Çarşısı, yarım asra yaklaşan bir ustalığın sessiz tanığı oluyor. Bu çarşının dar koridorlarında yankılanan seslerin ardında, babasından devraldığı mesleği tutkuyla sürdüren Gazanfer Denizere’nin yaşam hikâyesi var.
1955 yılında, Edirnelilerin “Sarı Mustafa” lakabıyla tanıdığı babası Mustafa Denizere’nin attığı temeller üzerine kurulan bu serüven, bugün 47 yıllık bir emeğe dönüşmüş durumda. Denizere, sadece enstrüman yapıp satan bir usta değil; aynı zamanda geleneği yeniden yorumlayan bir zanaatkâr olarak büyük beğeni topluyor.
Onu farklı kılan ise tamamen kendi hayal gücü ve el emeğiyle ortaya çıkardığı “Tar Kemane”. Klasik kabak kemaneden ayrılan bu enstrüman, hem formu hem de sesiyle dikkat çekiyor. Gövdesinde su kabağı kullanan Denizere, bu tercihin nedenini “en sıcak ve en tatlı sesi su kabağı verir” sözleriyle ifade etti. Sap kısmında özel seçilmiş ceviz ağacı bulunan enstrümanın dayanıklılığı ise içinden geçirilen demir çubukla sağlanıyor. Telleri keman teli olan Tar Kemane, günler süren titiz bir çalışmanın ürünü.
Görünümüyle tarı andıran, sesiyle halk müziğine yeni bir renk katan bu enstrümana adını da bizzat kendisi veren Denizere, ortaya çıkan eseri bir icat olarak nitelendiriyor. Piyasadaki benzerlerinden hem tasarım hem de işçilik açısından ayrılan Tar Kemane, görenlerin ilgisini çekiyor.
Tarihi Ali Paşa Çarşısı, yarım asra yaklaşan meslek hayatını hâlâ aynı çarşıda sürdüren Gazanfer Denizere için sadece bir iş yeri değil, geçmişin, emeğin ve müziğin iç içe geçtiği bir yaşam alanı...