Ramazan'da migren ataklarına karşı uzman uyarısı
Ramazan ayında, uzun süren açlık ve susuzluktan kaynaklı bazı kişilerde baş ağrısı sorunu ortaya çıkıyor. Özellikle uzun süreli açlık, susuzluk, değişen beslenme alışkanlığı ve uyku düzeni bozuklukları migren ataklarını tetikleyebilir. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, doğru yönetimle migren ataklarını azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.
Ramazan ayında uzun süren açlık ve susuzluk, beslenme düzenindeki değişiklik bazı hastalar için kabusa dönüşebiliyor. Ancak, Ramazan ayında doğru beslenme, bol sıvı tüketimi ve doğru yönetimle bu süreç kolay bir şekilde geçirilebilir. Oruç tutarken aç kalmak, yeterince su içmemek, ilaç saatleri ve uyku saatlerinin değişiminin migren ataklarını tetikleyebildiğini söyleyen Nöroloji Uzmanı Dr. İlkay Uzunca, vatandaşlara tavsiyelerde bulundu. Ramazan ayında değişen beslenme ve uyku düzeninin migren hastaları üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Uzman Dr. Uzunca, doğru planlama ile bu sürecin daha rahat geçirilebileceğini ifade etti.
Ramazan ayının manevi atmosferinin yanı sıra fiziksel açıdan da bazı değişimleri beraberinde getirdiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, özellikle migren hastalarının bu dönemde daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Uzun süreli açlık kan şekerinde dalgalanmalara yol açarken, yetersiz sıvı tüketiminin de vücudun susuz kalmasına neden olduğunu aktaran Uzman Dr. Uzunca, Bu iki önemli faktörün migren ataklarını tetikleyebildiğini ve bu yüzden dikkat edilmesi gereken noktalar olduğunu dile getirdi.
Migren hastaları için en önemli konunun düzenin korunması olduğunun altını çizen Uzman Dr. Uzunca, Ramazan’da belli düzenin değişmesine bağlı olarak atak sıklığında artış görülebildiğini ifade etti.
"BOL SU TÜKETİMİ HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR"
Migren ataklarını önlemede en temel adımlardan birinin yeterli sıvı alımı olduğunu belirten Uzman Dr. Uzunca, iftar ile sahur arasında en az iki buçuk litre su tüketilmesi gerektiğini söyledi. Susuz kalmanın baş ağrısını tetikleyen en önemli unsurlardan biri olduğuna dikkat çeken Uzman Dr. Uzunca, su tüketiminin bir anda değil, zamana yayılarak yapılmasının daha doğru olacağını ifade etti.
"BESLENME DÜZENİ ÖNEMLİ"
Karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin kan şekerinde ani yükselme ve düşüşlere neden olabileceğini belirten Uzman Dr. Uzunca, bu durumun da migreni tetikleyebileceğini vurguladı. Sahurda ve iftarda dengeli beslenmenin önemine değinen Uzman Dr. Uzunca, protein ve lif açısından zengin, kan şekerini dengede tutan besinlerin tercih edilmesini önerdi.
"UYKU DÜZENİ KORUNMALI"
Ramazan ayında sahur nedeniyle uyku saatlerinin bölündüğünü hatırlatan Uzman Dr. Uzunca, migren hastalarının bu durumu telafi etmek için daha erken yatmaları gerektiğini belirtti. Günde en az 7-8 saat uyumanın migren kontrolünde önemli bir rol oynadığını ifade eden Uzman Dr. Uzunca, düzensiz ve yetersiz uykunun atak sıklığını artırabileceğini söyledi.
"İLAÇ SAATLERİ UZMAN KONTROLÜNDE AYARLANMALI"
Migren tedavisinde kullanılan ilaçların düzenli alınmasının büyük önem taşıdığını belirten Uzman Dr. Uzunca, Ramazan ayında ilaç saatlerinin mutlaka bir uzman kontrolünde yeniden planlanması gerektiğini vurguladı. İlaçların kesinlikle atlanmaması gerektiğinin önemine değinen Uzman Dr. Uzunca, Oruç tutulmasa bile Ramazan’ın oluşturduğu günlük ritme göre bir düzen oluşturulmasında fayda olduğunu ve bilinçsiz ilaç değişikliklerinin atakları artırabileceğini ifade etti.
"UZUN ETKİLİ TEDAVİLER ALTERNATİF OLABİLİR"
Tüm önlemlere rağmen migren ataklarının sık yaşanması durumunda mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurulması gerektiğini belirten Uzman Dr. Uzunca, sinir blokajı ve migren botoksu gibi uzun etkili tedavilerin uygun hastalarda başarılı sonuçlar verebildiğini söyledi. Uzman Dr. Uzunca, Özellikle sık ve yaşam kalitesini düşüren ataklarda bu yöntemlerin değerlendirilebileceğini sözlerine ekledi.
Ramazan ayında migren hastalarının bilinçli hareket etmesi gerektiğini yineleyen Uzman Dr. Uzunca, doğru su tüketimi, dengeli beslenme, düzenli uyku ve ilaç takibi ile atakların büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini ifade etti.
İpek Esma Çeşme