Lise öğrencilerinden 'Türk Yürür Tarih Değişir' adlı gösteri
Osmanlı İmparatorluğu'nun I.Dünya Savaşı Irak Cephesi'nde İngilizlere karşı kazandığı, 13 binden fazla düşman askerinin esir alındığı destansı Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yılı dolayısıyla Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri tarafından program düzenlendi.
Haberin Özeti
- • Osmanlı İmparatorluğu'nun I.Dünya Savaşı Irak Cephesi'nde İngilizlere karşı kazandığı, 13 binden fazla düşman askerinin esir alındığı destansı Kut'ül Amare Zaferi'nin 110. yılı dolayısıyla Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri tarafından program düzenlendi.
Edirne'de Osmanlı İmparatorluğu’nun 1. Dünya Savaşı’nda İngiliz kuvvetlerine karşı kazandığı en önemli zaferlerden biri olan Kut’ül Amare’nin 110. yıl dönümü dolayısıyla program düzenlendi.
Halk Eğitim Merkezi'nde düzenlenen program yoğun ilgi gördü. İl Milli Eğitim Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen programda sahne alan Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri büyük beğeni topladı.
Düzenlenen programa; Edirne Vali Yardımcısı Sıdkı Zehin, İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Ahmet Alireisoğlu, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Müzekka Bayrak, Şube Müdürü Mehmet Özer, okul idarecileri, öğretmenleri ve öğrenciler katıldı.
Program Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başladı. Anma etkinliğinde Kut’ül Amare Zaferi’nin 110. yılında, 147 gün süren tarihi direniş ve İngiliz ordusuna karşı kazanılan büyük zaferin önemine bir kez daha dikkat çekildi. Sosyal Bilimler Lisesi Tarih Öğretmeni Serdar Avcı, günün anlam ve önemini belirten bir konuşma yaptı.
“KUT’ÜL AMARE BİR MİLLETİN KARAKTERDİR”
Kut’ül Amare'nin yalnızca bir yer adı değil, aynı zamanda bir milletin karakteri olduğunu söyleyen Avcı, "Bu zaferi anlamak için, coğrafyasını da anlamak gerekir. Burası; Fırat ile Dicle'nin hayat verdiği, insanlık tarihinin en eski medeniyetlerinin doğduğu topraklar... Yüzyıllar boyunca ilmin, ticaretin ve medeniyetin merkezi olmuş bu coğrafya, Osmanlı idaresinde barışın ve düzenin hâkim olduğu bir bölge olarak varlığını sürdürmüştür. Ne yazık ki 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde Türklüğün aleme verdiği nizama, emperyalizmin çirkin gölgesi düşmüştür. Birinci Dünya Savaşı başladığında, bu topraklar yalnızca bir cephe değil; aynı zamanda büyük devletlerin çıkar mücadelesinin merkezi halindedir. İngilizler, Hindistan yolunu güvence altına almak, Basra Körfezi'ni kontrol etmek ve petrol kaynaklarını ele geçirmek için Irak Cephesi'ni açmışlardır. Bu nedenle Kut'ül Amare'de verilen mücadele, yalnızca bir şehir için değil; bir hâkimiyet anlayışının ve bir milletin varlık mücadelesidir" ifadelerine yer verdi.
Osmanlı Devleti'nin Irak Cephesi'nde, Dicle Nehri kıyısındaki Kut kasabasında, Basra'dan Bağdat'a doğru ilerleyen İngiliz kuvvetlerini durdurmak için büyük bir mücadele verdiğini söyleyen Avcı, "Halil Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, General Townshend komutasındaki İngiliz kuvvetlerini 147 gün süren bir kuşatma altına alır. Selman-ı Pak'ta yaşanan çarpışmalar ise İngiliz ilerleyişini kıran dönüm noktası olur. Türk birliklerinin süngü hücumu, yalnızca bir askeri taktik değil; batı emperyalizmine verilen cevaptır. İngiliz kuvvetleri geri çekilme zorunluluğu ortaya çıkmış ve Kut'ta mahsur kalmıştır. General Townshend, çaresiz durumundan kurtulmak için en iyi bildiği yöntemi kullanmaya karar verir. Halil Paşa'ya rüşvet teklif eder. Halil Paşa "Başka şartlar altında sana cevabım silahımdan çıkan kurşun olacaktır" der. Aynı teklif bu sefer 2 katına yükseltilir, sonuç değişmez. Kuşatma uzadıkça İngiliz ordusu tükenir. General Townshend hatıralarında, askerlerinin bezginlik, hastalık ve umutsuzluk içinde kaldığını açıkça ifade eder. Ve sonunda 29 Nisan 1916 günü İngiliz ordusu teslim olur. 13 binden fazla asker ve bir general esir alınır. Bu, İngiliz askeri tarihinde en ağır yenilgilerden biri olarak kayıtlara geçmiştir. İlginç olan ise Kut'ta yaşananlar uzun süre İngiliz kamuoyundan saklanmıştır" şeklinde konuştu.
"OSMANLI ASKERİ AÇTIR, SUSUZDUR, YORGUNDUR; ANCAK GERİ ÇEKİLMEZ"
Kut'ül Amare'nin bir milletin gerçek gücü, sahip olduğu imkânlarda değil, sahip olduğu mefkurelerinde, ideallerinde saklı olduğunun göstergesi olduğuna değinen Avcı, "Osmanlı askeri açtır, susuzdur, yorgundur; ancak geri çekilmez. Çünkü o askerler, tarih boyunca devlet kurmuş, zor zamanlarda ayakta kalmayı öğrenmiş, Türkistan'dan Adriyatik Denizi'ne kadar uzanan bir milletin evlatlarıdır. Malazgirt'te, Çanakkale'de, Medine önlerinde ve Kut'ül Amare'de ortaya çıkan ruh aynıdır. Bu ruh; bağımsızlık beyanıdır, teslimiyeti reddeden bir haykırıştır. 147 gün boyunca yalnızca bir savaş verilmemiş; sabır ve inanç sınanmıştır. Ve sonunda imkân değil, iman kazanmıştır" dedi.
Konuşmasının sonunda gençlere seslenen Avcı, "Sevgili gençler şunu özellikle vurgulamak isterim: Kut'ül Amare yalnızca geçmişte kalmış bir zafer değildir. Bu zafer, bir milletin ne zaman ve nasıl ayağa kalkacağını bilen bir iradenin adıdır. Kut'ül Amare Türklüğün gerçek kimliğinin koordinatlarıdır. Çünkü tarih açıkça göstermiştir ki Türk milleti, yenilmez olduğu için değil, eğilmediği için güçlüdür. Son söz olarak; Süleyman Askeri'nin, Halil Paşa'nın, Uceymi Sadun'un, Trabzonlu Binbaşı Adil Bey'in, Özdemir Bey'in hatıralarını rüzgar Basra'da, Musul'da, Telafer'de sonsuza kadar terennüm edecek ve bu milletin asil çocukları sizi hiçbir zaman unutmayacaktır.
Kut'ül Amare Zaferi'nin yıl dönümü kutlu olsun. Aziz şehitlerimizin ruhu şad olsun" diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Avcı'nın konuşmasının ardından sahneye çıkan Edirne Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri “Türk Yürür Tarih Değişir” adlı gösteri yaptı. Öğrenciler, gösterileriyle büyük beğeni topladı. Programa katılanlar gösterileri ilgiyle izledi ve bu anları telefonlarına kaydetti.