Eğitimden edebiyata uzanan bir başarı öyküsü
Edirne'de Gaziosmanpaşa Ortaokulu'nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Başar Atarbay, küçük yaşlarda filizlenen yazma merakını yıllar içinde geliştirerek hem eserlerine hem de öğrencilerine yansıtan isimler arasında yer alıyor. Meslek hayatını edebiyat sevgisiyle harmanlayan Atarbay, ders anlatmanın ötesine geçerek öğrencilerine okuma ve yazma alışkanlığı kazandırmayı hedefliyor.
Haberin Özeti
- • Edirne’de Gaziosmanpaşa Ortaokulu’nda Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Başar Atarbay, küçük yaşlarda filizlenen yazma merakını yıllar içinde geliştirerek hem eserlerine hem de öğrencilerine yansıtan isimler arasında yer alıyor. Meslek hayatını edebiyat sevgisiyle harmanlayan Atarbay, ders anlatmanın ötesine geçerek öğrencilerine okuma ve yazma alışkanlığı kazandırmayı hedefliyor.
Yazıya olan ilgisinin ilkokul yıllarında başladığını ifade eden Atarbay, bu süreçte öğretmenlerinin önemli bir rol üstlendiğini belirtiyor. Özellikle ilkokul öğretmeni İsmail Karaaslan’ın yönlendirmeleriyle kaleme sarıldığını dile getiren Atarbay, katıldığı şiir ve kompozisyon yarışmalarında elde ettiği derecelerle bu alandaki yeteneğini erken yaşta ortaya koydu. O yıllarda ödül olarak verilen ve kendi elleriyle dikilmiş çizgili defterin, bugün bile kendisi için özel bir anlam taşıdığını vurguluyor.
Ortaokul döneminde de yazma serüvenine ara vermeyen Atarbay, Türkçe öğretmeni Ziya Korkmazlar’ın desteğiyle bu ilgisini sürdürdüğünü aktarıyor. Zamanla yazmayı daha planlı ve üretken bir sürece dönüştüren Atarbay, edebiyata olan bağlılığını hayatının merkezine yerleştirdi.
2007 yılında Edirne’ye yerleşen Atarbay, kentin tarihi dokusunun ve kültürel zenginliğinin yazarlık yolculuğuna önemli katkı sağladığını ifade ediyor. Özellikle Kaleiçi’nde bulunan tarihi yapılar ve eski konakların kendisine ilham verdiğini belirten öğretmen, bu atmosferden esinlenerek çocuklara yönelik bir roman kaleme aldı. Eserinde Edirne’yi merkez alan bir kurgu oluşturan Atarbay, çocukların yaşadıkları şehri daha yakından tanımalarını amaçlıyor.
Öğrencilerinin şehir tarihi konusundaki bilgi eksikliğini fark ettiğini dile getiren Atarbay, bu ihtiyacı karşılamak adına yazdığı kitabın eğitici yönüne de önem verdiğini söylüyor. Çocukların özellikle macera ve sürükleyici hikâyelere ilgi duyduğunu gözlemleyen öğretmen, romanında bu unsurları ön planda tutarak, karakterleri Edirne’de yaşayan kişilerden seçmenin öğrencilerle daha güçlü bir bağ kurduğunu ifade ediyor.
Daha önce öğrencileriyle birlikte ortak bir masal kitabı hazırladıklarını da anlatan Atarbay, bu çalışmanın ders saatleri dışında büyük bir emekle ortaya çıktığını belirtiyor. Hazırlanan kitabın ücretsiz şekilde okullara ulaştırıldığını söyleyen Atarbay, öğrencileriyle birlikte üretmenin kendisi için ayrı bir değer taşıdığını dile getiriyor.
Ayrıca ikinci kitabını kızı Deniz Gökçe’ye ithaf ettiğini belirten Atarbay, bu çalışmanın kendisi için duygusal bir anlam içerdiğini ve kızına kalıcı bir hatıra bırakmak istediğini ifade ediyor.
Hem öğretmenlik hem de yazarlık kimliğini başarıyla sürdüren Başar Atarbay, öğrencileriyle kurduğu güçlü iletişim sayesinde edebiyata olan sevgiyi sınıf ortamına taşımayı sürdürüyor. Eğitim alanındaki katkılarının yanı sıra kaleme aldığı eserlerle de dikkat çeken Atarbay, Edirne’de örnek gösterilen eğitimciler arasında yer alıyor.