Çeltiğin geleceği Edirne'de konuşuluyor
Edirne'de, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen çeltik çalıştayı başladı. 3 gün boyunca sürecek çalıştayda çeltik yetiştiriciliğindeki güncel gelişmeler ve güçlükler ele alınacak.
Haberin Özeti
- • Edirne’de, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü öncülüğünde düzenlenen çeltik çalıştayı başladı. 3 gün boyunca sürecek çalıştayda çeltik yetiştiriciliğindeki güncel gelişmeler ve güçlükler ele alınacak.
Edirne, çeltik üretiminin bugünü ve geleceğinin ele alındığı uluslararası bir çalıştaya ev sahipliği yapıyor. Uluslararası katılımlı çeltik çalıştayı düzenlenen açılış programı ile başladı. Edirne Ticaret Borsası büyük salonda gerçekleştirilen ve 3 gün sürecek olan çalıştaya çevre il ve ilçelerdeki üreticiler de katılım sağlıyor. “Çeltik Üretiminde Güncel Gelişmeler ve Zorluklar” başlığıyla düzenlenen organizasyon, sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzmanları aynı çatı altında buluşturdu.
Çalıştayın ilk gününde katılımcılar, kayıt ve karşılama sürecinin ardından açılış programında bir araya geldi. Açılışta saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sinevizyon gösterimi yapıldı, protokol konuşmaları gerçekleştirildi ve toplu fotoğraf çekimiyle program devam etti. Katılımcılar ayrıca kurulan stantları gezerek sektörel gelişmeleri yakından inceleme fırsatı buldu.
Günün ilk oturumunda, çeltik üretiminde teknolojinin rolü ön plana çıktı. Özellikle insansız hava araçlarının (ZİHA) tarımsal üretimde kullanımına yönelik sunumlar dikkat çekti. Öğleden sonraki oturumlarda ise herbisit geliştirme çalışmaları, Türkiye’de çeltik çeşitlerinin tarihsel gelişimi, Balkanlar’da üretim deneyimleri ve sulama suyunda tuzluluk gibi kritik konular masaya yatırıldı.
Alanında uzman yerli ve yabancı konuşmacıların yer aldığı çalıştayda, üretimde verimliliğin artırılması, iklim değişikliğine karşı dayanıklılık ve sürdürülebilir tarım yöntemleri üzerine önemli değerlendirmeler yapıldı. Sunumların büyük bölümü eş zamanlı çeviriyle katılımcılara aktarıldı.
Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte, bilimsel bilgi paylaşımının yanı sıra sektörler arası iş birliğinin güçlendirilmesi de hedefleniyor. Çalıştayın ilerleyen günlerinde farklı başlıklarda oturumların devam etmesi bekleniyor.
Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’deki çeltik üretiminin önemli bir bölümünün Edirne’de gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Özellikle İpsala Ovası’nın üretimdeki payının yüksek olduğu vurgulanırken, bölgede geniş bir alanda çeltik ekimi yapıldığı ifade edildi.
Açılış programında konuşan Vali Yunus Sezer, ülkemizde üretilen çeltiğin yaklaşık yüzde 43’ünün Edirne'de üretildiğini ve bunun da yüzde 25’inin İpsala’da tek başına üretildiğini söyledi. Edirne'nin çeltiğin başkenti olduğunu vurgulayan Sezer, 500 bin dekarda üretim yapıldığını bunun da son derece memnuniyet verici bir durum olduğunu aktardı. Sadece çeltik ve tarımsal ürünler için değil, dünyada büyük bir belirsizlik yaşandığını söyleyen Sezer, dünyadaki iklim krizinin herkesi şaşkına çevirdiğini belirtti.
Programda konuşan CHP Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne'de son 2 yıldır susuzluk probleminin yaşandığını ve bu durumun tarımı olumsuz etkilediğini aktardı.
Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Şerafettin Çakal, bitkisel üretim için toprak, su ve tohumun hayati unsur olduğuna dikkat çekti. Çeltiğin dünyada insan beslenmesinde en önemli besinlerinin başında geldiğini söyleyen Çakal, "Çeltik dünyadaki üretimine baktığımızda Hindistan'ın, Çin'in öncülük ettiğini ve ikinci sırada Asya ülkelerinin geldiğini görüyoruz. Ancak ülkemiz de aslında bunlardan çok fazla geri değil. Beşinci sırada yerini almaktadır. Yine bölge açısından ve ilimiz açısından Edirne'den baktığımızda, ülkemizdeki üretilen çeltiğin yüzde 40’ı sadece bu bölgeye ait. Çanakkale'de, Balıkesir'de yine ciddi üretim var. Dört tane şehrimiz ülkemizde üretilen çeltiğin yaklaşık yüzde 80’ini üretmektedir. Bu noktada TAGEM ve TAGEM Enstitüleri vasıtasıyla ciddi manada hem bitki genetik kaynakları hem hayvan genetik kaynakların korunması ve bunların ıslah edilmesi, yani iyileştirilmesi ve geliştirilmesi gerek. Verim alarak, hastalığa, soğuğa, kurağa dayanıklı çeşitler geliştirerek” ifadelerine yer verdi.
Edirne İl Tarım ve Orman Müdürü İslam Köse, Tarımın yalnızca bir üretim değil aslında aynı zamanda stratejik bir güç, sürdürülebilirliğin temeli ve geleceğin de teminatı olduğuna değindi.
Çeltiğin bu çerçevede hem ekonomik değeri hem de gıda güvenliği açısından özel bir öneme sahip olduğunu söyleyen Köse, "Türkiye toplam çeltik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturmakta Edirne olarak. Bu buluşmanın sektöre yön verecek önemli çıktılar ortaya koyacağına inanıyoruz. Edirne olarak sahip olduğumuz tarımsal birikim, güçlü üretim ve altyapımız, deneyim ve üreticilerimizle bu alanda öncü bir rol üstlenmeye devam ediyoruz. Ancak biliyoruz ki tarımın geleceği; iş birliği, bilim ve sürdürülebilir ilkeleri temelinde inşa edilecektir. Bu anlamlı çalıştay bu noktada çok özel ve yerinde" ifadelerine yer verdi.
Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Adnan Tülek, Türkiye'nin çeltik tarımında verim açısından dünyada 5. sırada yer aldığını söyledi.
Ortalama 800 kilogram verim olduğunu belirten Tülek,"Dolayısıyla burada tabii bu verimin artmasının sebeplerine bakıldığında, yeni geliştirilen çeşitlerin, yeni teknolojilerin kullanımının söz konusu olduğunu görüyoruz. Bu kapsamda da biz Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü olarak bakanlığımızın bizlere vermiş olduğu misyon kapsamında çalışmalarımızı yürütüyoruz ve bu kapsamda da 85 çeşidimiz tescil edildi. Tohumculukla ilgili bakıldığında 2025 yılında Türkiye genelinde 11 bin 800 ton sertifikalı çeltik tohumu üretildiğini görüyoruz. Yine burada özel sektördeki gelişmeler sonucu üretimde çok önemli rol almış ve tohumluk üretimi hızla gelişmektedir" ifadelerini kullandı.
Ülkemizde Edirne en fazla üretim yapılan yerin Edirne olduğuna değinen İpsala Ticaret Borsası Başkanı Necmi Sezer, "Edirne, yıllık pirinç üretiminin ülkemizin yaklaşık 40-45’ini yıllara göre değişmekle birlikte karşılamaktadır. Son yıllarda iklim değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan küresel ısınma bölgemizde de ciddi şekilde hissedilmiş ve özellikle su kaynakları açısından önemli sorunlara yol açmıştır. Bu yıl yağan yağmurların etkisiyle ilimizdeki vali beyin kontrolünde planlı su yönetimiyle baraj doluluk oranımız geçen yıllara göre şu an için daha yüksek seviyelerde, inşallah suyla ilgili bir problemin yaşanmayacağını umut ediyoruz. Pirinçte kendi kendine yeterlilik oranımız ülkemizde yaklaşık 75 civarındadır. Bu nedenle ithalata belirli ölçüde ihtiyacımız var. Burada önemli olan ülkemizde insanımızın damak tadına uygun çeşitlerin ülkemize getirilmesi. Aynı zamanda üreticiyi koruyan, sürdürülebilirliği esas alan bir yaklaşım benimsenmelidir" dedi.
Çalıştay kapsamında teknik sunumlar ve bilgi paylaşımları devam ederken, katılımcılara çeltikten hazırlanan farklı pilav çeşitleri de ikram edildi.
Program çeşitli sunum ve deneyimli isimlerin konuşmaları ile 8 Mayıs’a kadar devam edecek.
Sercan Güder