'Beton ve çakıl değil, iklimle uyumlu yeşil alanlara ihtiyacı var'

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, kentte refüj ve dönel kavşaklarda yaygın olarak kullanılan çakıl taşı ve mıcır uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Eren, yaptığı yazılı açıklamada, 'Beton ve çakıl değil Edirne'nin iklimle uyumlu yeşil alanlara ihtiyacı var' dedi.

TAKİP ET Google News ile Takip Et

Haberin Özeti

  • Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, kentte refüj ve dönel kavşaklarda yaygın olarak kullanılan çakıl taşı ve mıcır uygulamalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Eren, yaptığı yazılı açıklamada, “Beton ve çakıl değil Edirne’nin iklimle uyumlu yeşil alanlara ihtiyacı var” dedi.

Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Başkanı Ayten Eren, Kent Konseyi tarafından düzenlenen “Edirne’de Peyzaj Uygulamaları Paneli” sonrasında yaptığı açıklamada belediyenin mevcut peyzaj uygulamalarını eleştirerek, kentin iklim krizine karşı yeterince hazırlıklı olmadığını söyledi.

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü akademisyenleri Doç. Dr. Beste Karakaya Aytin ve Dr. Öğr. Üyesi Sergun Dayan’ın sunumlarıyla gerçekleştirilen panelin önemli bir değerlendirme zemini oluşturduğunu belirten Eren, Edirne’de yeşil alanların yalnızca estetik bir unsur olarak ele alınmasının yetersiz olduğunu ifade etti.

İklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha fazla hissedildiğini vurgulayan Eren,  artan sıcaklıklar, ani ve yoğun yağışlar ile kuraklık risklerine karşı kentlerin doğal çözümlerle korunması gerektiğini dile getirdi. Yeşil alanların kentin en önemli savunma hattı olduğunu belirten Eren, “Ağaçlar kenti serinletir, toprak suyu tutar, geçirimli yüzeyler taşkın riskini azaltır. Doğal alanlar olmadan yapılan hiçbir peyzaj uygulaması yeterli değildir” dedi.

“ÇAKIL VE MICIR ISI ADASI ETKİSİNİ ARTIRIYOR”

Edirne’de refüj ve dönel kavşaklarda yaygın olarak kullanılan çakıl taşı ve mıcır uygulamalarının çeşitli riskler barındırdığını ifade eden Eren, bu malzemelerin ısıyı tutarak kentte “ısı adası” etkisini artırdığını belirtti.

Geçirimli doğal toprak yerine beton ve parke taşı kullanımının yağmur suyunun toprağa karışmasını zorlaştırdığına dikkat çeken Eren, zamanla dağılan mıcır ve çakılın trafik güvenliği açısından da risk oluşturduğunu söyledi. Bu uygulamaların sürekli bakım gerektirmesi nedeniyle sürdürülebilir olmadığını ifade eden Eren, Refüjlere dikilen ağaçlar konusunda da, alanların ağaç kök sağlığı ve asfalt/yol güvenliğinin yeterli  olmadığı görülmüştür. (Palmiyeler ve kurtbağrı fidanları)" dedi.

“PARÇA PARÇA DEĞİL, BİLİMSEL MASTER PLAN GEREKLİ”

Kentteki yeşil alan çalışmalarının çoğu zaman bütüncül bir planlama yerine parça parça ele alındığını dile getiren Eren, mahallelerin ihtiyaçlarına uygun, erişilebilir ve kamusal kullanım değeri yüksek alanların oluşturulması gerektiğini vurguladı.

Sel ve kuraklık riskinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Eren, geçirimli yüzeyleri artıran, doğal toprak yapısını koruyan ve bitkisel çeşitliliği destekleyen uzun vadeli bir planlama yaklaşımının şart olduğunu ifade etti.

Yeşil alanların bilimsel bir master plan çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyleyen Eren, bu sürecin başta Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü olmak üzere akademisyenler, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

“BETON YERİNE TOPRAK, ÇAKIL YERİNE YEŞİL”

Edirne’nin doğal ve kültürel değerleriyle uyumlu, iklim krizine dayanıklı bir yeşil alan anlayışını geliştirebilecek potansiyele sahip olduğunu ifade eden Eren, “Kentler ancak ortak akıl ve bilimsel yaklaşımla güçlenir. Edirne’nin geleceği için beton yerine toprağın, çakıl yerine yeşilin tercih edildiği, parça parça değil bütüncül planlama anlayışının benimsendiği bir yaklaşımın hayata geçirilmesi gerekmektedir” ifadelerine yer verdi.

HABER MERKEZİ