EDİRNE 0°C   TEKİRDAĞ 0°C   KIRKLARELİ 0°C   ÇANAKKALE 0°C 

KÜLTÜR SANAT YAZILARI
Enver Şengül
MİMAR SİNAN'IN TORUNU EDİRNE'DE YATIYOR
12 Nisan 2018 Perşembe
 enversengul@gmail.com / / TÜM YAZILARI » 

İstanbul yönünden şehre girişte, Mimar Sinan Kapalı Spor Salonu'nu geçtikten yaklaşık 100 metre kadar ileride sağda bir hazire görürsünüz. Birçoğumuzun her gün bu yolu kullanmasına rağmen dikkatini bile çekmediği ya da sıradan bir mezarlık olarak gördüğü bu hazirede çok önemli kişilerin mezarı var ama onlardan önemlisi Mimar Sinan'ın torunu Fatma da bu hazirede yatıyor.

Mimar Sinan Edirne'ye başta Ufukların Tacı Selimiye olmak üzere çok sayıda eser kazandırmıştır. Bu eserlerin yapım sürecinde uzun yıllar bu şehirde kalmış ve ailesinin birçoğunu da zaman zaman yanına aldırmıştır. Çok sevdiği, oğlu Ankara Mirlivası Mehmet Bey'in kızı olan torunu Fatma'da bu süre zarfında Edirne'ye dedesinin yanına gelmiş ama geçirdiği bir hastalık sonucu vefat etmiştir.

Mimar Sinan bu ölüme çok üzülmüş ve kendi elleriyle bu çok sevdiği torunu için İstanbul yolu üzerinde gelip geçenlerin dua edip bir fatiha okumaları için bir secdegâh yapmış ve torununu buradaki mezara defnetmiştir.

Secdegâhın bulunduğu yer zamanla hazireye dönüşmüş ve birçok önemli kişi ölünce buraya defnedilmişlerdir. Ünlü Edirne tarihçisi Dr.Rıfat Osman Bey'in mezarı da bu hazirededir. Şu an asfalt seviyesinin altına düşmüş olan bu taş yapı, zeminden 130 cm yükseklikteki bir set üzerindeydi ve yanına 4 mermer basamakla çıkılıyordu.

Süheyl Ünver 1953 tarihinde Edirne'ye geldiğinde Londra asfaltının yapımı nedeniyle bu abidenin yıkılmak üzere olduğunu görmüş ve yazdığı bir makaleyle dönemin yetkililerini uyarmıştır. Ünver, ayrıca bu makalesinde secdegâhın öneminede değinerek, bu yapıyı"Selimiye kadar kıymetli bir abide" diye nitelemiştir.

Birçok eserin yol yapım çalışmaları esnasında yıkılıp yok olduğu şehrimizde, asıl olduysa bu güzelim eser, yıkılmadan günümüze kadar ulaşmış, bir dönem müzeye kaldırılan Mimar Sinan'ın torunu Fatma'nın mermer lahdi de 1950 li yıllarda yine buraya konulmuştur.

Secdegah korundu ve yıkılmadı ama ne yazık ki yolumuzun üzerinde olmasına rağmen pek tanınmıyor ve bilinmiyor.

Ülkemizde her yıl 9 Nisan tarihi,  Mimar ve Mimar Sinan günü olarak kutlanıyor.  Ben de bu önemli anma haftasında bu secdegâhın hatırlanması ve tanıtılması amacıyla küçük bir katkı yapmak istedim.

 

Bu yazı (2933) defa okundu.
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
DOÇ. DR. YELİZ YEŞİL
DÜNYA ÇİFTÇİ KADINLAR GÜNÜ
Ebru GÜVEN MUTLU
ZAM BİR ZORUNLULUK DEĞİL SÖMÜRGEDİR!
Halis Gürselam
İĞRENİYORUZ...
Cuma Sohbetleri
Kitaplara İman ve Kur’an-ı Kerim
Enver Şengül
BEŞİR ÇELEBİ VE ABI HAYAT KUYUSU
ÇOK OKUNANLAR

Sapık muavin tutuklandı

Edirne, stratejik önemi olan şehirlerin başında geliyor.

Yasağa rağmen nişan yaptılar

Komşu’nun balıkları Edirne’den

“Otellerimiz, pansiyonlarımız dolu yollarımız bozuk”

65 bin dekar arazi bu projeyle hayat bulacak

Komşuyu sarsan olay

"Günde 5 vakit" temizlik

Vaka sayıları esnafları düşündürüyor

El emeği ürünler Selimiye’nin gölgesinde sergilendi

MASKE TAKMAYANLARA TUTANAK TUTULDU

Kan bağışlayana 5 litre sıvı yağ hediye

GÜRKAN’A ÇAKICI ELEŞTİRİSİ

Keşan’a yeni spor alanları kazandırılıyor

CEP TELEFONU TAMİRİNE KURYELİ HİZMET

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E-GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir