EDİRNE Yağmur 13°C   TEKİRDAĞ Çok Bulutlu 9°C   KIRKLARELİ Yağmur 4°C   ÇANAKKALE Yağmur 7°C 

Cuma Sohbetleri
BAĞIMLILIK
23 Şubat 2018 Cuma
  / / TÜM YAZILARI » 

Duamız:

Zeyd b. Erkam şöyle demiştir: Ben size sadece Resûlullah'ın (sav) bize öğrettiğini öğretiyorum. O şöyle derdi: “Allah'ım! Âcizlikten, tembellikten, cimrilikten, korkaklıktan, ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınırım. Allah'ım! Nefsime takvasını (sorumluluk bilincini) nasip et ve onu arındır; onu en iyi arındıracak olan sensin. Onun dostu ve velisi sensin. Allah'ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım. ”

Bağımlılık, “bir maddenin ya da bir etkinliğin, davranışın ruh ve/veya fiziksel sağlığı kötü yönde etkilemesine karşın kullanımının devam edilmesidir” ve sanılanın aksine bağımlı olunan bir etkinlik, bir eylem, bir davranış şekli de olabilmektedir. Ancak toplumda davranışsal bağımlılıklara karşı madde bağımlılıkları gibi bir bilinç çoğu zaman yeterince gelişmemiştir. Bu bağımlılık türünün oluşturduğu tehlike ve tehdit ise içine düşülmeden fark edilememekte, toplum tarafından sadece “kötü bir alışkanlık” olarak görülmektedir. Oysa davranışsal bir bağımlılık olan kumar ve şans oyunlarının ciddi tehlikeleri bulunduğu, üstelik tedavi gerektirdiği 18. yüzyılın başlarında tespit edilmiştir. 1980’de ise psikiyatrik hastalıklar tanı kitabında kontrol bozukluğu adı ile ve nihayet 2012’de literatüre bağımlılıklar kategorisinde bir hastalık olarak dâhil edilmiştir.

Adı literatüre bir bağımlılık, üstelik tedavi gerektiren bir hastalık olarak geçse de maalesef şans oyunlarına, kumara ve son yıllarda form olarak değişse de içerik ve hissettirdiği duygular bakımından pek de farkı bulunmayan internet üzerinden bahis oyunları vb. oynamaya normal bakılabilmektedir. Yeşilay Yönetim Kurulu Üyesi ve aynı zamanda Klinik Psikolog Mehmet Dinç: “Şans oyunları ve kumar oynamaya ilişkin toplumdaki bu yanlış bakışın oluşmasında eylemsel bağımlılıkların toplum tarafından kimyasal bağımlılıklardan farklı olarak algılanmasının; kumarın şans, talih ya da bahis oyunu gibi daha kabul edilebilir ve masum görünen isimlere büründürülmesinin ve dünya çapında çok sayıda ülkede devlet eliyle ulusal ya da yerel organizasyonlarla oynatılmasının etkili olduğunu” ifade etmektedir.

Kaybolan; zaman, kaynak ve irade…

Toplumsal kabul yahut toplum nezdinde normalleşen bağımlılık daha olumsuz sonuçlara sebebiyet vermekte, bağımlıların sayısını da hızla artırmaktadır. Zira bir tehdit olarak algılanmayan bu duruma ilişkin farkındalık da düşük olacaktır. Ayrıca bir anlamda “saklı bir bağımlılık” olması da bağımlının tedaviye ulaşmasını engellemektedir. Madde bağımlılığında hastanın dış görünüşünden sorun fark edilebilirken davranışsal bağımlılıklarda bu çok güç olabilmektedir. Fark edişteki bu gecikme, oyundan bağımlılığa geçişi hızlandırmaktadır. Oysa sadece kötü bir alışkanlık olarak görülen bu davranışsal bağımlılık sonuçları bakımından diğer bağımlılıkları aratmayacak ölçüde tehlikeli ve kontrol edilemez niteliktedir. Söz konusu oyunlar sebebiyle içine düşülen ekonomik sorunlarla başa çıkamayan, iflas eden, ailesini kaybeden ve hatta hayatını sonlandırmak isteyecek kadar umutsuzluk ve çaresizliğe düşen insanlar bulunabilmektedir. Henüz bir bağımlılığa dönüşmediğinde dâhi kişinin en azından zamanını kaybettiği aşikârdır. Üstelik kazansa bile bu kazanç sürekli olmayacağından kaynak kaybı da bu oyunlarda kaçınılmaz olarak yaşanır. Ancak bu kayıplar yanında çok daha tehlikelisi bu oyunların kişinin zihinsel işleyişinde oluşturacağı tahribattır. İnsanı “yaşamın gerçeklerinden koparan” yoğun heyecan ve kazanma dürtüsünü besleyerek rasyonel davranmasını engelleyen ve nihayetinde iradesine hâkim olma yetisinin kaybolmasına neden olan bir durumdan söz edilmektedir. Artık iradesine hâkim olamayan bağımlı, davranışını tüm olumsuz sonuçlarına rağmen devam ettirecektir. Oysa irade, insanın diğer tüm canlılardan ayrılmasını sağlayan en temel alameti fârikasıdır. Zamanını, ekonomik olarak birikimini, kaynaklarını ve nihayetinde iradesini kaybeden insan için pek çok sorunun da çıkacaktır. Evinin kirasını, çocuğunun okul taksitini, hastane ücretini, ailesinin nafakasını bir çırpıda harcayıveren; borçlanan, borçlarını ödeyemeyen; ortaya çıkan bu tabloyu yalanla, hırsızlıkla ve daha pek çok yanlış davranışla gidermeye çalışan bağımlılara sıklıkla rastlanılmaktadır.

Eğlence ve heyecan arayışı, dağılan aileler…

Başta kısa süreli eğlence ve kazanç umudu ile girilen bu süreç zamanla kişiyi kontrol eden acımasız bir çarka, yok edici nitelikli bir sürece dönüşebilmektedir. Bu durumdan hiç şüphe yok ki en çok etkilenenler bağımlının aile fertleri olmaktadır. Nitekim patolojik kumar bağımlılığı tanımlanırken kullanılan “kişisel, ailevi veya mesleki hedefleri bozan” ifadesi oldukça anlamlıdır. (Amerikan Psikiyatri Birliği, 1995.) Öyle ya kaynakları, gelirleri, alacakları, verecekleri bir diğer ifadeyle ailenin ekonomik durumu tüm fertlerini ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Bu sebeple de boşanma sebepleri arasında kumar ve şans oyunlarını görmek hiç de şaşırtıcı değildir. Evlilik hayatında ekonomik durumdaki değişimler, borçlu olma durumu yanında eşlerin birbirine zaman ayırmasına engel böylesi bir “alışkanlığın” etkisi de dikkate alınırsa araştırmalarda tespit edilenden çok daha yüksek bir oranda şans ve kumar oyunlarının boşanmada etkisi olduğu kabul edilecektir. Üstelik hayatın stresinden bir kaçış, eğlenmek, kafa dağıtmak gibi nedenlerle başlanılan bu bağımlılık paranın kaybedilmesinde de kazanılmasında da daha fazla vakit almaya başlamaktadır. Kaybın telafisi sağlanır sağlanmaz devam edilmeyeceğine kendini inandıran bağımlı umutsuzluk, öfke ve suçluluk duyguları hissedecek bu ise aile ilişkilerini daha da olumsuz etkileyecektir. Tüm bu olumsuzluklara kumar ile alkol bağımlılığı arasındaki ilişki de eklendiğinde şans ve kumar oyunlarının aile bütünlüğünü ne denli tehdit ettiği görülecektir.

Bu tür oyunların internet üzerinden oynanabilmesi son yıllarda sanıldığının aksine sadece erkekler arasında değil kadınlar arasında da hızla yaygınlaşmasına neden olmuştur. Diğer yandan Devlet Denetleme Kurulu’nun raporunda yer alan bir araştırmaya göre özellikle 18 yaşın altında bulunan gençler arasında da artan rakamlar söz konusudur. Yasal yaş sınırı 18 olduğu hâlde bu sınırın altındaki genç ve çocukların %28,4’ü Sayısal Loto, %25,9’u Piyango ve iddia oynamakta, internetteki bahis sitelerine girişte de bu yaş grubunun önde geldiği görülmektedir. Bir defa oynamanın bile bağımlılık için büyük bir adım olduğu unutulmadan çocuklarımızın ve gençlerimizin bu tehlikeye karşı uyanık ve dikkatli olmasını sağlamalıyız.

Çocuklarımız bağımlı olmasın!

Çocuklarımızın “istediğim zaman bırakabilirim” kandırmacası ile bir defa oynayacağı bu oyunlar çok tahrip edicidir. Amaç bu bağımlılıkla hiç tanışmamalarıdır. Bu sebeple böyle bir karşılaşmanın hiç olmaması için dikkat edilecek bazı temel noktalara işaret etmekte fayda vardır:

Sağlıksız ortamlar sağlıksız alışkanlıklara sebep olmaktadırlar. Bu sebeple uyumlu, huzurlu aile ortamının oluşması önemlidir. Anne babanın kendi aralarındaki uyum ve huzur gibi çocukları ile yeterince ilgileniyor olmaları, çocuk-anne çocuk-baba iletişiminin sağlam kurulmuş olması gerekmektedir. Yeterli sevgi gösterilmeli, sınırları doğru ve net şekilde çizilmeli ve iletişim kanalları ebeveyni ile her daim açık tutulmalıdır. Zira kaygı bozukluğu, düşük özgüven, problemlerle yetersiz başa çıkma becerisi ve aile ihmali gibi sebepler böylesi bağımlılıklara yatkınlığı artırmaktadır.

Çocuk ve gençlerin enerjilerinin doğru yönlendirilmesi için fırsatlar oluşturulmalıdır. Spor yerine bahis oynamakla değil bizatihi spor ile sanatsal aktivitelerle meşgul olması temin edilmelidir

Çocuklarımızın yaygınlaşan online oyunlara ve internet üzerinden bahis sitelerine kontrolsüz girmelerine fırsat verilmemelidir. Bir yandan bu konuda onları bilinçlendirmek diğer yandan ücretsiz olarak “Güvenli İnternet Hizmeti”ne geçmek suretiyle tehlikenin evimizin içerisine de hükmetmesini engellemek gereklidir. (bkz. www.guvenlinet.org)

Tüm bağımlılıklarda olduğu gibi arkadaş unsuruna da dikkat edilmelidir. Çocuklarımızın arkadaşları yakından tanınmalı, aileleri ve kendileri ile de iletişim kurulmalıdır.

Kumar ve şans oyunları kişinin maddeyi, maddiyatı anlayışıyla da ilgilidir. Materyalist büyütülen, sahip olmayı mutluluğun temel şartı gören, anlık zevk ve heyecana kendini rahatlıkla kaptırabilen bir zihniyete sahip gençlerin bu bağımlılığa yatkınlığı daha fazla olacaktır. Bu sebeple çocuklarımızı yetiştirirken helal yoldan, çalışarak kazanmayı, harcamayı, ihtiyaç sahipleri ile elindekini paylaşacak denli merhamet ve cömertlik duygusuna sahip olmaları hususlarına dikkat edilmelidir. Hayatta anlamlı hedef ve amaçları olan gençler yetiştirmek de ailelere düşen vazifelerdendir.

Şeytan işi pislikler…

İnsanın dünya hayatındaki varlığına önemli anlamlar yükleyen, “insana ancak çalıştığının karşılığı olduğunu” vurgulayan Kitabımız bu bağımlılığın tehlikesini ve çirkinliğini “şeytan işi pislik” olarak tanımlamaktadır. “Ey iman edenler! İçki, kumar, dikili taşlar (putlar) ve fal okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının ki, kurtuluşa eresiniz.” (Maide, 5/90.)

İnsanın emeğine saygısızlık, haksız kazanç ve umudun istismarı olan şans ve kumar oyunları, birileri kazanırken birilerinin kaybettiği, hak edilmeyen, çalışılmadan mal edinmeyi sağlamakta üstelik Kur’an’ın ifadesiyle toplumsal barışı da zedelemektedir. Ayet-i kerimede: “Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?” buyurulmaktadır. (Maide, 5/91.)

İnsanların arasında düşmanlık oluşturacak ve insanın iradesini etkisizleştirecek şans ve kumar oyunları küçümsenmemeli, bağımlılığa giden yolun ilk adım ve ilk deneyimle başladığı da unutulmamalıdır.

NOT: Diyanet aylık dergiden istifade edilmiştir.

Bu yazı (1238) defa okundu.
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
YAZARLAR
Beyazıt Sansı
BU BİR VEDA YAZISIDIR
İ. Melih Yurduseven
CHP ADAYINI AÇIKLADI…
Enver Şengül
SEYİR KÖŞKÜ TAMAM DA YA KÜTÜKLER?
Muammer Oytan
NİYET VE AMEL
Cuma Sohbetleri
GÜNAH KAVRAMI VE BÜYÜK GÜNAHLAR
Dilara Pınar ARIÇ
RAHMAN VE RAHİM
Ebru Güven
SAĞLIKLI KIŞ
Rabia Kuş
İYİ BAYRAMLAR
Umut Poyraz
‘ÜN’LÜ DÜŞMESİ
ÇOK OKUNANLAR

Edirne Alarma Geçti

“Parti mi - kişi mi?”

Edirne’de Anlaşma Yok!

“Bıçak kemiğe dayandı”

“Emel’in Mutfağı” Açıldı

Dev yatırım hızla ilerliyor

“Edirne, belediyecilik hizmetinde sınıfta kalmıştır”

Öğrenci servisi devrildi

Genç Avukatın Ofis Heyecanı

Sağlık çalışanına hakarete gözaltı

Tarihi hamamın kubbesini pürmüzle membran kaplayacaktı

AK Parti'de görev dağılımı

Tarlasında tarihi tünel buldu

Görünmez kaza sebebi olabilir

“Alt yapının vaat olarak söylenmesi utanç verici”

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E-GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir