EDİRNE Yağmur 15°C   TEKİRDAĞ Yağmur 15°C   KIRKLARELİ Kapalı 17°C   ÇANAKKALE Parçalı Bulutlu 15°C 

Cuma Sohbetleri
Mukaddesatın tanımı ve mukaddesata saygı
22 Eylül 2017 Cuma
  / / TÜM YAZILARI » 

Sevgili Edirneliler !

2017-2018 eğitim ve öğretim yılının başladığı bu günlerde, ülke nüfusunun % 50.5’inin 30 yaşın altında olduğu ülkemizde milli ve manevi değerlerin eğitim ve  öğretiminden daha önemli bir şey düşünemiyorum. Hangi makam ve mevki de bulunursak bulunalım. Hangi eylem, etkinlik ve çalışma içinde olursak olalım, yaptığımız iş  yerli, milli ve dini olmalıdır, yoksa  başka  milletlerin  değerleri ile yaşamaya başlarız, kendi değerlerimize yabancılaşan hatta düşman olan bir topluluk oluruz.  Onun için milli ve manevi eğitim olmazsa olmazımızdır. Ailede, okulda ve camide evlatlarımıza bütün kutsallarımızı ve onlara saygıyı eğiterek öğretmeliyiz.

Mukaddesat; Mukaddes kelimesinin çoğulu,  kutsal, mübarek, kutlu ve temiz şeyler; Allah Teâlâ ile ilgili olan ve manevî bir büyüklüğü bulunan kutsal, pak değerler demektir. Allah’u teala, gönderdiği kitapları ve peygamberleri kutsaldır. İslam dini,  ibadetlerimiz, kâbe, cami ve mescitler ve bunlarla ilgili olan her şey de mübârek ve kutsaldır. Dinin özgürce yaşandığı zemin olan vatan kutsaldır. Vatan için canını veren şehit kutsaldır. Vatanı sembolize eden bayrak kutsaldır. Onun için  Mukaddesâta saygı göstermek bütün Müslümanların kaçınılmaz görevleri arasındadır. Bu saygının şekli mukaddesâtın hüviyetine göre değişir.

En büyük kutsalımız Allah’tır. O’na saygı birinci görevimizdir. Allah’a saygı O’nun dinine, emir ve yasaklarına saygı ile mümkündür. 

Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “ Bütün gönlünüzle O’na (Allah’a) yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın. Ve şirke sapanlardan, dinlerini parçalayıp -her bir grubun kendindekini beğendiği- fırkalara ayrılanlardan olmayın.” (Rum suresi ayet.31-32)

Allah’a saygı,

 “ Ey iman edenler ! Allah’a karşı gereği gibi saygılı olun ve ancak Müslüman olarak can verin “ (Al-i imran suresi.102)

 “ Eğer insanlar (Allah’a saygılı olsalar) kendilerini kötülükten korusalardı şüphesiz Allah tarafından verilecek sevap daha hayırlı olacaktı. Keşke bunu bilselerdi. ( Bakara suresi. 103)

İkinci kutsalımız peygamberlerdir. Son peygamber ise Hz. Muhammet s.a.v dir. Peygamberimize saygı O’nun yaşadığı ve tebliğ ettiği dini yaşamak ve yaşatmakla, peygamberin izinden gitmekle mümkündür. Peygamberin arkadaşları olan sahabelere saygı, peygambere saygının gereğidir. O’nun hanımlarına saygı O’na saygının gereğidir.

Bir Müslüman memleketin, manevi tapusu camiler ve kabirler/şehitliklerdir. Kabirlere, şehitliklere, şehitlere saygı imanımızın gereğidir.

Camilere, ezana, namaza, namaz kılana saygı da kutsala saygıdır. Rabbimiz şöyle buyurmaktadır: “ Allah’ın mescitlerinde O’nun adının anılmasına engel olan ve onların harap olması için  çalışandan daha zalim kim olabilir ?..”  (Bakara Suresi.114 )

Biz Müslümanlar, bütün mukaddes varlıklara saygı ve hürmet etmekle mükellefiz. Mukaddesata saygı ve hürmet etmeyen kimse, vicdanı kararmaya  başlamış, ulvi duygulardan yoksun kalmış, gaflet içine düşmüş bir insan demektir. İnsanlık değerini kaybetmiş demektir.

İslâm'da Ta’zîmü’ş-Şeâir: Mukaddesata hürmet eğitimi, Milli eğitimin asli görevidir.

Ta’zim”, hürmet etmek-saygı göstermek manalarınadır. “Şeâir”, İslâmiyet’in alameti olup hürmet edilmesi, saygı gösterilmesi gereken mukaddes şeylerdir. “Ta’zîmu’ş-şeâir” de, İslâm dinince mukaddes kabul edilen şeylere saygılı davranmak manasında bir terkiptir, tabirdir.

Asıl itibariyle yüce dinimiz İslâm, mukaddes değerler manzumesidir. Mesela dinin esasını teşkil eden inanç sistemi, bizi manevi âleme muhatap kılar. İbadetler-ameller, Allah’a karşı kulluk vazifelerimizin icabıdır... Haramlar-helaller, hayatımızı düzenler, istikrar kazandırır. Bunun gibi, İslâmi şeair yani dinimizce mukaddes-kutsal kabul edilen şeyler de dinimizin alametleridir. Onlara hürmet etmek, saygı göstermek ise, kişinin kalbindeki takvasıyla mütenasiptir-orantılıdır.

Cenab-ı Hak buyuruyor ki:

“… Kim Allah'ın korunmasını emrettiği şeylere hürmet eder (emir ve yasaklarına riayet eder, mukaddesata saygı gösterir) ise, bu, Rabb’inin katında kendisi için mutlak hayırdır...” (el-Hacc, 22/30)

“… Kim Allah’ın şeâirini ta’zim ederse, (onlara saygılı davranırsa), şüphesiz ki bu, kalplerin takvasındandır.” (el-Hacc, 22/32)

Rasûlüllah Efendimiz de şöyle buyuruyor:

“Dünyada dört şey gariptir ;

1. Zalimin( İslam’ı yaşamayan ) içindeki (hafızasındaki) Kur’an-ı Kerim...

2. Bir toplumun, içinde namaz kılmadıkları (boş bıraktıkları) cami,mescit

3. Bir evde bulunan amma açılıp okunmayan Mushaf-ı Şerif

4. Kötü insanlar arasında kalmış iyi kimse...” (Ramuzu’l-Ehâdîs, s. 225)

    Yine buyurmuşlardır ki: “Ahir zamanda ümmetimden öyle topluluklar zuhur edecek ki, onlar, mescitlerini çok güzel yapacak ve çok süsleyecekler. Kalplerini ise (fisk-u fucurla-her türlü günah ile) harap edecekler. Onlardan herhangi biri elbisesine bile gösterdiği itinayı, yüce dinine göstermeyecek. Dünya işleri iyi olduktan sonra, dini ne olursa olsun, aldırmayacak. Onu ilgilendirmeyecek.” (Ramuzu’l-Ehadis, Harf-u Sin)

 Burhan Bozgeyik’in “Mukaddesat Kalemizi Filmlerle Yıkıyorlar” makalesinden bir bölümü önemli bulduğum için paylaşmak istiyorum;

“  senelerdir mukaddesat kalemiz dövülüyor. Kalenin burçları birer birer yıkılıyor. Bu kalede en büyük tahribat yapan “gülleler” filmlerdir. Bazen heyecanlandırarak, bazen güldürerek, bazen korkutarak, bazen ağlatarak vereceği mesajı ustalıkla veren filmler…

İslâm demek, iman demek, güzel ahlak demek, iffet demek, hayâ demek, adâlet demek, hakperestlik demek. İşte bu filmler İslâm’ın ortaya koymuş olduğu bütün bu güzellikleri yıkmakta. Ne kadar ahlaksızlık, ne kadar sefâhet, ne kadar gaddârlık, ne kadar vahşet, ne kadar düzenbazlık varsa insanlarımızın üzerine boca etmekte… İçki, kumar, zina, cinayet, müstehcenlik, müptezellik, argo, küfür, düzenbazlık, sıradan bir hâdiseymiş gibi verilmekte. İnsanlarımızın inançları, bütün ahlâkî değerleri törpülenmekte. En korkuncu da insanlarımız bunun farkında olmamakta.”

Gününüz ve ömrünüz hayırlı olsun, hayırlarla dolu olsun. Dinini, milletini seven ve tüm milli ve manevi değerleri için gerekirse şehit olmaktan çekinmeyen bir neslin inşasında Rabbim bizleri görevli eyleye…Dinine sahip çıkanlardan eyleye…(amin )   

 

Bu yazı (515) defa okundu.
FOTO GALERİ
Edirne 2017'ye nasıl girdi?
VİDEO GALERİ
Kaleiçi tarihi konak yangını...
YAZARLAR
Ayhan Tunca
MERHABA CUMHURİYET (1)
Beyazıt Sansı
KÖŞE YAZILARIMIZ KİTAP OLACAK FAKAT?!...
İ. Melih Yurduseven
HİÇ OKUMUYORUZ…
Enver Şengül
TESCİLLİ 613 ESERE SAHİBİZ
Mehmet DENİZ
TAŞERON İŞÇİLERİN ÜCRET, İZİN VE KIDEM TAZMİNATLARI
Kerim YURK
O, KİMSEYE YARANAMADI…
Özge Özkan
NEDEN BU KADAR ÇOK SANAT ETKİNLİĞİ YAPILIYOR?
Gözde Kabasakal
YAŞAMAK İÇİN…
Muammer Oytan
CUMA YAZILARI - 37     
Cuma Sohbetleri
ÇOCUK,AİLE, OYUN, ŞEHİR ÜZERİNE
ÇOK OKUNANLAR

Feci kazada can verdiler

Nihayet

Emek pazarı kaldırıldı

Sosyete pazarına komşu ilgisi

Gözyaşları sel oldu aktı

Karşıdan karşıya geçemedi

Hızını alamadı

Çok üzücü haber

Tartışma kanlı bitti

Saldırgana 1 yıl 15 gün hapis cezası

13 yaşındaki kızını da kullandı

Kansere yenik düştü

Nereden nereye…

Edirne'ye akın ettiler

Bonzai’den nasıl kurtuldum?

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E - GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
KIRKPINAR
DERGİSİ
EDİRNE'Yİ
SEYRET
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir