EDİRNE Açık 27°C   TEKİRDAĞ Açık 24°C   KIRKLARELİ Açık 23°C   ÇANAKKALE Açık 24°C 

Hayalden Gerçeğe
Gözde Kabasakal
KORKARAK YAŞAYAMIYORUZ
20 Mayıs 2017 Cumartesi
 gozdem_forever@hotmail.com / / TÜM YAZILARI » 

Yaşıyoruz da…

Olması gerekenden biraz daha eksik ve daha az...

“Korkarak yaşıyorsan yalnızca hayatı seyredersin” der Nietzsche.

Her zamanki gibi çok haklı…

Çünkü hayat, karşıdan bakıp izlenecek bir film olmadı hiçbir zaman ya da birileri bize dokunmadan veya teğet geçip gitmeden, sadece bizim kurallarımıza göre oynadığımız bir oyunun içinde de yaşamımızı sürdürmüyoruz.

Geleceğimiz de; bizim istediğimiz ve bizim seçtiğimiz gibi olmadı ki zaten olmak zorunda da değildi...

*** 

Korkularımız ve bundan sebepli kaygılarımız da bizim dışımızda gelişen tüm olayların birer gölgesi olarak kaldı…

Ve evet…

Kabul etmek istemiyoruz ancak bırakın hayatın genelini, basit sandığımız rutin bir günümüzde bile korkmak için birçok nedenimiz var.

Çocukluğumuzdan başlayıp da, bu yaşımıza gelene dek kendimizle birlikte büyüttüğümüz ve utanç duyduğumuz korkularımız da var...

Bunlar aslında hayatımızın en güzel dönemlerinde, en büyük engelimiz olurlar…

Yaşayamadığımız çoğu şeyin de sorumlusudurlar…

***

Mesela…

Küçük yaşlarda bir köpek tarafından kovalanma ve hatta ısırılma hadisesi, çoğu insanı onlarla olabilecek güzel bir dostluktan alı koyar. Bırakın evlerinde bu yaramazları beslemeyi, sokakta gördüklerinde yolunu bile değiştirmelerine sebep olurlar...

Bunun yanında...

Karanlıktan korktuğu için, zifiri karanlıkta bir gerilim filmi izlemekten mahrum olan insanlar…

Yüksekten korktuğu için, Bilmem kaçıncı katın balkon duvarına oturup, ayaklarını aşağı sarkıtamayan ve bu vaziyette bir kahve içmenin zevkini hiç bilemeyecek olan insanlar…

Böceklerden korktuğu için, Bir ormanda çadır kuramayacak ve yaktıkları ateşin başında sabahlayamayacaklar. Deniz kenarında oturup yıldızları izleyemeyecek ve kumların üzerinde uykuya dalmanın hazzına hiçbir zaman erişemeyecek olan insanlar…

Boğulmaktan korktuğu için, belki de hiçbir zaman yüzmeyi öğrenemeyecek ya da bunu açılmadan yapıyorsa asla denizin derinliklerinde ve onun altındaki gizemli dünyayı canlı canlı izleyemeyecek olan insanlar…

Yalnız kalmaktan korktuğu için, müziği son ses açıp, bağıra çağıra tek başına şarkı söyleyemeyecek olanlarda aramızdalar...

Ve ne yazık ki yaşadıklarını sanıyorlar…

***

Korkunun doğuştan mı geldiği yoksa sonradan mı öğrenildiği güzel bir tartışma konusudur…

Net bir cevabının olması da neredeyse imkânsızdır…

Çünkü yapılan araştırmalar her ikisini de kabul etmeye çok yakındır…

Her canlı gibi bizde doğamızı ve yaşamımızı tehdit eden bir durumla karşılaştığımızda korkarız. Yaşamımız için tehdit olduğunu düşündüğümüz veya hissettiğimiz ne varsa…

Doğuştan geldiğine inanılan korkumuz yapılan araştırmalara göre; Yüksekten düşmek…  

Fakat bu korkuyu zamanla aşabilir ya da belli bir seviyede tutabiliyoruz. Bunu yapamıyorsak, bunun adına fobi diyorlar. Ve biz, herhangi bir kaza bela geçirmesek dahi yükseğe çıkmaktan korkuyoruz.

Bunun dışındaki tüm korkular veya diğer adı ile fobilerimiz, sonradan öğrendiğimiz ya da toplum tarafından bize öğretilmiş olanlardır ki, sadece bize özeldir. Karanlıkta kalma, yüzme, çeşitli hayvanlarla temas veya sadece onları görmek vs…

Diyelim ki; Bir örümcekten korkuyoruz. Gerçi örümceklerden korkanların neredeyse hepsi onlardan korkmadığını sadece tiksindiğini savunur ancak ellerine bir eldiven geçirseniz yine onları tutamayacaklardır. Ben de dâhil…

Örümceklerden korkmamızın geçerli sebepleri var. İlki ve sanırım en geçerli sebebi, o bizden daha hareketli ve daha hızlı olduğundandır ya da bizi ısıracağını ve bu sebeple canımızın yanacağını düşünürüz ancak bunu herkes, kendisi için bir tehdit olarak görmek zorunda değildir ya da korkusunu belli bir seviyede tutabilmiştir. 

***

Neticede durum şu ki;

Korkularımız, bizim yaşamımızı tehdit ettiği için hayatımızdalar ve bizim aslında korktuğumuz şey yaşayamamak…

Bize zarar verebilecek veya yaşamımızı sonlandırabilecek her şeyden korkuyoruz…

Ancak bu nasıl bir çelişkidir ki;

Korkularımızla da, olması gerekenden hep daha eksik yaşıyoruz…

 

 

Bu yazı (1879) defa okundu.
FOTO GALERİ
Edirne 2017'ye nasıl girdi?
VİDEO GALERİ
Kaleiçi tarihi konak yangını...
YAZARLAR
Ayhan Tunca
SAZLIDERE KÖYÜNDE TÜRBE-TEKKE VEYA YATIR ARAMAK…
Beyazıt Sansı
DR.MEHMET MÜEZZİNOĞLU İLE KARAAĞAÇ’TA!?...
İ. Melih Yurduseven
YENİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI HAYIRLI OLSUN…
Enver Şengül
TESCİLLİ 613 ESERE SAHİBİZ
Mehmet DENİZ
BAYRAMDA ÇALIŞANA İLAVE ÜCRET YASAL HAKTIR
Kerim YURK
CHP ADALET KURULTAYI VE EDİRNE
Özge Özkan
NEDEN BU KADAR ÇOK SANAT ETKİNLİĞİ YAPILIYOR?
Gözde Kabasakal
90’LARDA ÇOCUK OLMAK
Muammer Oytan
CUMA YAZILARI-32                            
Cuma Sohbetleri
BAĞIMLILIKLA MÜCADELEDE MANEVİ REHBERLİK
ÇOK OKUNANLAR

Onlar erdi muradına

5 gözaltı

Trakya'da "narko-sokak" uygulaması

Bulgaristan’dan gelin aldık

Kanala devrildi

Kapılarını Açıyor

Gazetecilere tepki gösterdiler

Motosiklet kamyonetle çarpıştı

''Uyuyan dev uyandı''

Hoş geldin Tanem

“Camiye bile yetişemezsiniz”

Cinayet şüphelileri tutuklandı

Ev hayatından patronluğa

İstanbul değil, Edirne

Dünyanın en uzunu değilmiş…

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E - GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
KIRKPINAR
DERGİSİ
EDİRNE'Yİ
SEYRET
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir