EDİRNE Parçalı Bulutlu 29°C   TEKİRDAĞ Çok Bulutlu 28°C   KIRKLARELİ Parçalı Bulutlu 29°C   ÇANAKKALE Çok Bulutlu 28°C 

Hayalden Gerçeğe
Gözde Kabasakal
VAZGEÇMEK Mİ?
15 Nisan 2017 Cumartesi
 gozdem_forever@hotmail.com / / TÜM YAZILARI » 

“Eğer yürüdüğünüz yolda güçlük ve engel yoksa, bilin ki o yol sizi bir yere ulaştırmaz” der Bernard Shaw

Oysa bizim, her güçlükte “vazgeçmek” için en az bir ama muhakkak geçerli bir nedenimiz var. Üstelik bu nedenler, çoğu kez bizim kafamızda büyüttükçe büyüttüğümüz bahane öbeğinden daha fazlası değildir.

Çünkü arka arkaya gelen talihsizlikler, bize sürekli vazgeçmemiz gerektiğini hatırlatacak cinstendir.
***

Bu hafta da…

Bir değişiklik yapmayı düşünmüyorum…

Bir süredir hiç kaçırmadan izlediğim bir belgeselden bahsetmek istiyorum size...

“Olağanüstü plastik beyin” adlı bir belgeselden...

Endişelenmeyin...

Konumuz bilim ya da nöroloji değil...

Ya da evet biraz...

Ama en azından hepsi bu değil...

***

Belgesel, her bölümde iki farklı kişiyi tanıtıyor bize...

Bilim insanlarının, beyin hasarları için yeni tedavi yöntemleri geliştirebilmek umuduyla, bir şekilde eski sağlığını yetirmiş ya da buna hiç kavuşamamış özel beyinlerin üzerinde yaptıkları çalışmalar anlatılıyor...

Birinci kahramanımız genç bir kız olan Dominik...

5 yaşında iken Dominik, Rasmussen hastalığına yakalanıyor. Ancak teşhis etmek için yıllar gerekiyor. Çok nadir görünen “Rasmussen hastalığı” beynin sağ tarafını yiyen ve onu çok kısa bir zaman diliminde yok eden lanet bir hastalık. Uzman doktorlar beynin kendisini yemesini beklemeden, onun sağ yarımküresini kesip alıyor. Ve bu aşamadan sonra Dominik için hayat yeniden başlıyor. Hem de bu hayat; Zorluklarla ve engellerle dolu...

Dominik şöyle anlatıyor hikayesini; “Gözlerimi açtım. Bir sorun vardı. Kötüydü çünkü hayallerim vardı ancak bir o kadar da engelim.”

Dominik'in hayali yüzücü olmaktı.

Annesi ise şöyle anlatıyor kızını; “Dominik bir savaşçı. Yürüyemez dediler, vazgeçmedi ve sonunda yürüdü. Konuşamaz dediler konuştu. Görme yetisini kaybedecek dediler, kaybetmedi. Hiç vazgeçmedi.”

Ancak yine de sol kolunu kullanamıyordu.

Yine vazgeçmedi.

Hayalini gerçekleştirmek için özel dersler aldı.

Ve sonunda bir yüzme yarışmasına katıldı.

Yarışta ikinci olmuştu.

Ancak bundan daha da önemlisi;

Yarışı bitirmeye ramak kala Dominik sol koluyla kulaç atmaya başladı. Yarış bittiğinde gözyaşlarıyla ona koşan annesine, sol kolunu yavaşça kaldırarak sarıldı.

İkinci kahramanımız ise Hindistanlı Raceş...

Doğduğundan beri görme yetisi yoktu.

“Yaşadığımız yerde göremediğim için herkes bana acırdı. Ya da beni lanetli zannediyorlardı.” diyor Raceş.

Ailesi bile ona acıyormuş, göremediği için onu müziğe yönlendirmek istemişler ancak Raceş müziği hiç sevmemiş. Eğitim alabilmek için yaşadığı şehri terk etmek zorunda kalmış engellerle dolu bir eğitim hayatının sonunda Psikoloji profesörü olmuş.

Ancak bununla yetinmemiş...

Biri kız, diğeri erkek olan iki çocuğunun kendisiyle sürekli futbol oynamak istediğini ancak bunu başaramadığı için çocuklarının çok üzüldüğünü anlatıyor.

Evet doğru; Raceş'in hayali, çocuklarıyla futbol oynamaktı.

Bilim adamlarının geliştirdiği bir dil cihazı sayesinde dilinden beynine sinyaller gönderildi. Ve bu sinyal gözüne bağlanan bir cihazla eşleştirildi.

Ancak uyum sağlamak kolay değildi.

Bunun için yıllarca çalışması ve gününün çoğunu laboratuar da geçirmesi gerekti.

Vazgeçmedi ve sonunda o da başardı.

Çocukları ile futbol oynadı.

Onlar vazgeçmedi...

Tüm engellere rağmen…
***

Bu yetmedi mi?

Peki o zaman…

“Umudunu Kaybetme” filmini bilir misiniz?

2006 yapımı bir filmdir. Bu filmi önemli kılan bir özelliği ise; filmin Chris Gardner adlı bir adamın gerçek hayat hikayesinin önce kitaba sonra da beyazperdeye aynen aktarılmasıdır.

Hayatının çoğu ve hatrı sayılır bir kısmı, başarısızlıklarla ve aksiliklerle geçen bir hayat hikayesi anlatılır.

Ancak vazgeçmemenin de en güzel örneklerinden birisidir...

Filmin belki de en doruk noktasında oğluna şunu nasihat eder;  

“Kimsenin sana bir şey yapamayacağını söylemesine izin verme, benim bile. Bir hayalin varsa peşini bırakmamalısın. İnsanlar, kendilerinin yapamadıkları şeyleri senin de yapamayacağını söylerler. Bir şeyi istiyorsan peşini bırakma; git ve al.”
***

Evet doğru;

Gidip de almalı...

Bizi yıldıracak kadar bir engel yok önümüzde, hiç olmadı.

Gidip almalı... Ne pahasına olursa olsun hatta...

Onun peşini bırakmamalı...

Taa ki!

O şey her ne ise; Onu hayattan çekip alana dek...

Çünkü; O, bizim olmalı, hep de, biz de kalmalı…

Bu yazı (1333) defa okundu.
FOTO GALERİ
Edirne 2017'ye nasıl girdi?
VİDEO GALERİ
Kaleiçi tarihi konak yangını...
YAZARLAR
Ayhan Tunca
ADALET VE KALKINMA…
Beyazıt Sansı
NURLAR İÇİNDE YAT KOCA USTA!...
İ. Melih Yurduseven
MERİÇ KENDİN DOLDUR KENDİN İÇ…
Enver Şengül
TESCİLLİ 613 ESERE SAHİBİZ
Mehmet DENİZ
ASKERLİK BORÇLANMASI ERKEN EMEKLİ EDER
Kerim YURK
BU GÜNE KADAR DİLE GETİRİLMEYEN HAKLI İSTEKLER
Özge Özkan
NEDEN BU KADAR ÇOK SANAT ETKİNLİĞİ YAPILIYOR?
Gözde Kabasakal
SANAL HAYATLAR…
Muammer Oytan
CUMA YAZILARI-28 AKRABALIK BAĞLARI  KOPARILMAMALIDIR: SILA-İ RAHİM
Cuma Sohbetleri
İnsanlık Onuruna Yakışan İki Erdemli Davranış: AHDE VEFA ve YEMİNE SADAKAT
ÇOK OKUNANLAR

Yeşil pasaportlara sıkı takip

Freni boşalan traktörün altında kaldı

Hızını alamadı, bariyere saplandı

Sanayi sitesi satılıyor mu?

İl temsilciliğine atama

 Traktör su kanalına devrildi 

Önce çocuk, sonra düğün

Nişan törenine katıldı

Kurtdereli güreşlerinde kan döküldü

Ağa Altunhan'dan Konak sözü

Silahlar konuştu

Pazarcı bayanlar ulaşımdan şikayetçi

Sabah namazı ile yola çıktılar

1 ölü, 2 yaralı

Uygulama yapıldı

YAZARLAR

SAĞLIK

YAŞAM

EKONOMİ

POLİTİKA

FOTO GALERİ

ANKET
SPOR

GÖRDÜKLERİMİZ DUYDUKLARIMIZ

KÜLTÜR & SANAT

EĞİTİM

VİDEO GALERİ

E - GAZETE
EDİRNE

TEKİRDAĞ

KIRKLARELİ

ÇANAKKALE

TÜRKİYE
KIRKPINAR
DERGİSİ
EDİRNE'Yİ
SEYRET
Reklam

Künye

İletişim

RSS


sanalbasin.com üyesidir