Edirne Haber Gazetesi
Haber giriş tarihi: 22 Şubat 2017 Çarşamba, 16:45
3 gündür yargılanıyorlar
FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı kışladan zırhlı askeri araçlarla İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan ve vatandaşlar tarafından otoban girişinde durdurulan 81 eski askerin yargılanmasına devam ediliyor

 

 

Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimine katıldıkları iddiasıyla Kırklareli'de yargılanan sanık, eski Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında tutuklu bulunan Tuğgeneral Cemalettin Doğan'ın eski emir astsubayı olarak görev yapan Kemal Saatçi, ''15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı gün, ben ve Tuğgeneral Doğan izinliydik. Doğan, darbe gecesinin yaşandığı gece sivil aracımla Çorlu'ya gelmemi ve kendisini almamı emretti, sivil aracım ile askeri birliğe gittik.'' dedi.

Kırklareli'de FETÖ'nün darbe girişimi sırasında Lüleburgaz 65. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığına bağlı kışladan, zırhlı askeri araçlarla İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan ve vatandaşlar tarafından otoban girişinde durdurulan 81 sanığın yargılanmasına, duruşmanın üçüncü gününde devam ediliyor.  1. Ağır Ceza Mahkemesince Kırklareli Halk Eğitim Merkezi salonunda görülen duruşmaya, eski Tuğgeneral Cemalettin Doğan ve eski Yarbay Latif Çiçek'in de aralarında bulunduğu 38'i tutuklu 81 sanık katıldı.  Tutuklu sanıklar, yoğun güvenlik önlemleri arasında salona getirildi. Sanıkların getirileceği salon önünde geniş güvenlik önlemi alındı.  Sanıklar, haklarında "Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya, görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs", "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs" suçlarından, ayrı ayrı 4 kez ağırlaştırılmış müebbet, "Silahlı terör örgütüne üye olmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçundan, 5 yıldan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talebiyle yargılanıyor.

 KELEPÇE KİLİTLİ KALDI

Duruşma salonuna getirilen sanıkların ellerindeki kelepçeler sökülürken, sanıklardan binbaşı Murat Baydur'un ellerindeki kelepçe açılmada zorlanınca, kelepçe jandarma tarafından tornavida ve çekiçle açılabildi. Sanık Baydur, duruşmaya yaklaşık yarım saat gecikmeyle katıldı.

'VERİLEN EMİRLERİNİ YERİNE GETİRDİM''

Sanıklardan Kemal Saatçi, savunmasında yaklaşık 18 yıldır askeriyede görev yaptığını belirterek, üzerine atılan suçlamaları kabul etmedi.

Haksız yere 7 aydır tutuklu bulunduğunu iddia eden Saatçi, ''Benim iki çocuğum var ben neden kendimi bile bile ateşe atayım. Darbeye yönelik bir rolüm ve yardımım olsaydı yapacağım ilk şey kendimi saklamak veya ortadan kaybolmak olurdu. Ben hiç gizlenmedim ve ortadan kaybolmadım. Gerçekten darbeci olsam karşınızda olmazdım. İki gün içerisinde rahatlıkla kaçardım. İddianamedeki suçlamalar gerçekten geri dönüşü olmayan iddialar.'' şeklinde savunma yaptı.Saatçi'nin, ''Savunmam biraz uzun sürecek bu nedenle belki sıkılacaksınız.'' sözlerine mahkeme başkanı İzzet  Koçer, ''İddialar ciddi. Biz asla sıkılmıyoruz. Savunmanızı yapabilirsiniz.'' cevabını verdi.

Tuğgeneral Doğan'dan aldığı emirleri diğer ilgili personele iletmek, telefon irtibatlarını sağlamak ve randevuları yerine getirmekle görevli olduğunu ifade eden Saatçi, darbe girişiminin yaşandığı gecede hiç bir personele uygunsuz bir emir vermediğini öne sürdü.

 İZİNLİ OLDUĞU HALDE TUGAY KOMUTANI İLE BİRLİĞE GİTMİŞ

Tugay komutanının darbeci olup olmadığını bilmediğini ileri süren Saatçi, birlikte sıkı yönetim emrini hiç görmediğini belirtti. Odasında herhangi bir telefon trafiği yaşanmadığını öne süren Saatçi, savunmasını söyle sürdürdü:''Benim darbeyle ilgili iki askerime emir vermem zaten uygun değildir. Günlük emirler dışında bir emir almadım ve iletmedim. Darbe girişiminin yaşandığı gece askeri personeli birliğe çağırıp çağırmadığımı hatırlayamıyorum. Ben Doğan'ın da danışmanı değilim. Sadece verilen emirleri yerine getiririm. Ben darbe girişiminin yaşandığı gece 20 gün izinli idim ve iznimi İğneada beldesinde ailemle geçiriyordum. O gün İğneada'da tatil yaptık ve eşimle Lüleburgaz'a dönme kararı aldık.

O gece 21.00'da Lüleburgaz'daki evime geldim. 23.00 sıralarında, tuğgeneral Doğan beni cep telefonumla arayarak, nerede olduğumu sordu. Daha sonra derhal sivil aracım ile kendisini Çorlu'dan almamı söyledi. Normalde tugay komutanını sivil aracımla alma görevim yoktur. Neden izinden döndüğüne bir anlam veremedim ve şaşırmıştım. Yola çıktığımda kendisi beni bir kaç kez arayarak, nerede olduğumu sordu. Whatsapp konumu atarak yanına gittim. Bu kadar acele etmesinden dolayı bir panik yaşadım. Önemli bir şey olduğunu düşündüm. Benim aklıma ölümlü trafik kazası veya birlikte intihar olduğunu düşündüm. Zaten darbe girişimiyle ilgili hiç bir bilgim yoktu. Sadece o gece köprünün kapatıldığını gördüm ve terör saldırısına karşı tedbir alındığını düşündüm. Tugay komutanını aldığımda bana dikkatli sürmemi ve seri olmamı istedi. Neden izinden döndüğünü söylemedi, ben de soramadım. Yoldayken cep telefonuyla ilgileniyor ve görüşmeler yapıyordu. Bana da izin durumumu sordu ve iznimi daha sonra yapmamı istedi. Tugaya yaklaştığımızda benzin parasını kendisinden alacağımı söyledi.''Birliğe geldiklerinde tugay komutanı Doğan'ın araçtan inerek makamına çıktığını ve kendisinin de sivil aracını otoparka çektiğini ifade eden Saatçi, tuğgeneral Doğan'ın bir süre makamında bulunduğunu söyledi.

Tuğgeneral Doğan'ın makamında hareketlilik yaşandığını anlatan Saatçi, Doğan'ın bir ara Kolluk Kuvvetlerini Toplumsal Olaylarda Destekleme (KOKTOD) ekiplerini incelemeye gittiğini aktardı.

''TUĞGENERAL GÖZALTINA ALINMADAN ÖNCE YAKIN KORUMA SAYISINI ARTTIRDI''

Eski Tuğgeneral Doğan'ın darbe girişiminin yaşandığı gecenin ilerleyen saatlerinde kendisini makam odasına çağırarak hiç bir telefonu bağlamaması emrini verdiğini söyleyen Saatçi, sabah saatlerinde hiç bir telefonu Doğan'a bağlamadığını anlattı.

Bu sırada binbaşı Servet Arslan'ın sık sık Doğan'ın makam odasına girdiğini vurgulayan Saatçi, sabahın erken saatlerinde bir grup vatandaşın birliğin önüne geldiklerini Doğan'a ilettiğini belirtti.Tuğgeneral Doğan'ın sabah saatlerinde resmi kıyafetlerini giydiğini aktaran Saatçi, savunmasına şöyle devam etti:

''Ben de hemen eve giderek resmi kıyafetlerimi giydim. Vatandaşlar toplanmaya başlamıştı. Doğan'da bana 'Saldırı, sabotaj ve istenmeyen durumlar olabilir, asker ile vatandaşlar karşı karşıya gelmesin, tedbirleri arttıralım' dedi. Ben de merkez komutanını arayarak, tedbirleri arttırmasını istedim. Doğan, gözaltına alınmadan önce yakın korumadan bahsederek, durumu merkez komutanına tekrardan ilettim ve yakın koruma olarak bir uzman ve 4 asker gönderildi.

Daha sonra kalabalığın içerisinde savcı, emniyet müdürü ve jandarma komutanının geldiği bilgisine ulaştım. Bana Doğan'ın gözaltına alınacağı bilgisi geldi ben de kendi inisiyatifimle Doğan'a bir cip ayarladım. Ama bunu kaçması için asla yapmadım. Daha sonra yanıma gelen Şener yarbayın, resmi araçla çıkılmasının doğru olmayacağını söylemesi üzerine ben de sivil bir araç ayarlattım.''

İstanbul'a gitmek üzere yola çıkan diğer personel ile daha sonra görüştüğünü bildiren Saatçi, çıkış yapan askeri personelin kendisine, ''Vatan millet için çıktık'' dediklerini belirtti.

Saatçi, savunmasında, ''Gerçeklerin ortaya çıkacağına, suçsuzluğumun tespit edileceğine ve tahliye olacağıma inancım tamdır. Bazı sanıkların ifadelerini çarpıttıklarını, olmamış olayları olmuş gibi gösterdiğini gördüm. İfadelerde şaibe oluşturulmak istenmiş. Suçlu ve suçsuzların ayırt edilmesini istiyorum. Suçsuz bir sürü insan 7 aydır tutuklu bulunuyor.'' dedi.

Saatçi'nin savunmasının ardından mahkeme heyeti duruşmaya ara verdi.

AA